;

 

;

 

 

 

A (Sumer) Su... İnsanlığın ilk sesi olan A, ilk dillerde su düşüncesini dile getirmiştir. İlk insanlar suyu yaratıcı, bundan ötürü de kutsal saymışlardır. M. Ö. 4000’lerde başlayan Assur-Mezopotamia Uygarlıklarında evrenin sudan yaratıldığına inanılmıştır. İnsanlar, bilimsel verilerden yoksun bulundukları çağlarda, suyun canlılık kaynağı olduğunu ve yaşamı oluşturduğunu sezinlemişlerdir. İonyalı Thales’te bu yüzden, "İlk neden, sudur." demiştir. Eski Germen dilinde Aa sözcüğü su anlamındadır, Farsça’da Ab denir. Farsça’da bu sözcük aynı zamanda canlılık anlamını da dile getirmektedir. İslâm inançlarında da içenlere ölümsüzlük veren suya Ab-ı Hayat denir. Sumerlerin su tanrısının adı da Ea’dır.
Bkz. Ab, Ea, Abı hayat.

Aa (Babil) Güneş-tanrı Şamaş’ın karısı... Aya adıyla da anılır.
Bkz. Şamaş.

Aamu (Mısır) Budun… Eski Mısırlıların Asya’nın Mısır’a yakın bölgelerinde yaşayan Sami budunlarına verdikleri ad.

Aannipadda (Sumer) Birinci Ur hanedanlığının ikinci kralı (M. Ö. XXV. yy.)… El-Ubeyd (Sumer)’de Ninhursag Tapınağı’nı yaptırmış.

Ab (Mısır) Yürek... Eski Mısırlılar, yüreği canlılığın yeri saymışlar, usun bulunduğu yeri bundan ayırmışlar. Evrensel canlanmanın sudan oluştuğu, insan bedeninde de yüreğe yerleştiği inancı çeşitli uygarlıklarda ve dinlerde yüzyıllarca sürmüş. Kimi Mısır metinlerinde bu anlamdaki "ab" sözcüğü, "ib" biçiminde de yazılmaktadır.
Bkz. A, İkh, Ba, Ka.

Ab-zu (Sumer) Yeraltı suları tanrısı... Apsu’da denir. Sumer ve Akkad söylencesinde yeraltı sularına verilen isimdir. Söylenceye göre göl, ırmak v.b. gibi diğer kaynaklar suyu Abzu'dan almaktadır. İlk insanlar, yaşamın sarmal gelişimini mevsimlerde izlemişler, doğum-ölüm döngüsünü yeraltı sularına bağlamışlardır. Yeraltı suları, ilkbaharda bütün doğaya canlılık verir, yazın göklere doğru yükselir, sonbaharda yağmurlarla yeniden insanın yaşadığı toprağa dönerler. Bu döngü her yıl yinelenir. Su, mevsimi gelince, her yıl doğayı yeniden canlandırır. Bu yüzden Ab-zu, canlandırıcı bir tanrıdır.

İnsanoğlu yaratılmadan önce tanrı Enki Ab-Zu'da yaşamaktaymış. Sumer söylencesinde Enlil gibi bir yaratıcı tanrı olan su tanrısı Enki'den, Eridu kentinin su tanrısı olarak da söz edilir. Enki dipsiz su Abzu’da oturmaktadır ve Abzu da Eridu kentinde bulunmaktadır.
Bkz. A, Tiamat.

Aba

Abacus

Abaeitis/Abaetis

Abaeni (Urartu/Nairi) Urartu devletini oluşturan Nairi ülkelerinden… Assur kralı Tiglatpleser I’in (M. Ö. 1116–1097) Doğu Anadolu’ya yaptığı seferlerde, diğer Nairi prensleriyle birlikte ona bağlılık andı etmek zorunda kalır.

Abai

Abaindi

Abak

Abantlar (Yunan) Hellen boylarından... Herodotos, Euboia Adası’ndan gelmiş olduklarını söyler...
Bkz. Abas, Elephenor.

Abargi (Sumer) Sumerlerin Ur hanedanlığı kralı (M. Ö. 3500) … Mezarı İngiliz kazıbilimci Sir Leonard Woolley tarafından, Ur kral mezarlarında yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarılmış (1926–1930). Bitişiğindeki kraliçe Şub-ad’ın mezarında de kralın adı kazılı bir silindir bulunmuş.

Abaris (Yunan/Skyt) Hyperbore ulusundan bir öngörücü... Skythyalı Apollon rahibi olduğu da söylenir. Yunan Mitolojisi’ne göre Abaris, Apollon’un kendisine attığı bir okla günahlarından arınan bir adammış. Hiç yemek yemeden ilden ile dolaşarak insanların geleceklerini söyleyen olağanüstü bir kişiymiş. Antikçağın eski gizemcileri kadar Yeni Plâtoncular da Abaris’e inanmışlar ve saygı göstermişler. Kimi kaynaklarda çeşitli mucizeler gösterdiği de yazılıdır.

[Bunun dışında üç "Abaris" adına daha rastlanmıştır. Biri Aineias’la, diğeri Perseus’la, sonuncusu ise Argonautlarla ilişkilidir.]

Abarna

Abas 1 (Yunan) İlyada’da adı geçen Abantlar boyuna adını veren kahraman... Denizler tanrısı Poseidon ile su perisi Arethusa’nın oğludur. Phokis’te Abai kentini kurmuş. Büyülü bir kalkanı varmış, bu kalkanı görenler hemen savaşı bırakırlarmış.

Başka kaynaklara göre, su içmesiyle alay ettiği için Demeter tarafından kertenkele yapılan Metanize oğlu Abas’tan söz edilmektedir.

Abas 2 (Yunan) Argos Kralı... Danaos’un kızlarından Hypermestra ile Danaos’un kardeşi Aigyptosoğullarından Lynkeus’un çocuğudur. Aigyptosoğulları, amcaları Danaos’un kızlarını kaçırıp onlarla sevişmişler. Hypermestra’dan başka bütün kızlar erkeklerini öldürmüş, yalnızca Hypermestra kendisiyle sevişen Lynkeus’a kıyamamış. Abas böyle bir aşkın ürünüdür. Yunan Mitolojisi’ndeki Akrisios ile Proitos, Abas’ın çocuklarıdır. Arkadialı ünlü avcı kız Atalante de bunların soyundandır.

Başka bir kaynağa göre, bu kızların, zorla evlendirildikleri için, gerdeğe girdikleri gece kocalarını öldürdükleri yazmaktadır.
Bkz. Aigyptos, Aigyptiadlar, Danaidler, Danaos.
Soy Tabloları: 9 (İo ile Aeropa'nın Dölleri); 11 (Danae'nin Dölleri); 20 (Lykialılar)

Abas 3 (Yunan) Melampus’un soyundan öngörücü…
Bkz. Melampus, Ampiaraos, Alkmaion.
Soy Tabloları: 18 (Biliciler Soyu)

[Bunların dışında yedi Abas adına daha rastlanmıştır. Dördüncü Abas kentaurdur. Beş ve sekizinci Troia Savaşı’yla, altıncı Perseus’la ve yedinci Aineias’la ilişkindir. Dokuzuncuyu "Yediler Seferi"nde görmekteyiz. Sonuncusu ise Diomedes ile ilişkindir.]

Abaton (Mısır) Bigge Adası’ndaki Osiris Tapınağı’nın Hellence adı... Sözcük olarak "erişilmez" anlamındadır.
Bkz. Osiris.

Abay, Eşref

Abbasoğlu, Haluk

Abbuş (Hitit/Hurri) İyilikle kötülüğün babası... Boğazköy (Hattuşaş) kazılarında ortaya çıkarılan bu Hitit/Hurri söylencesine göre, Abbuş ya da Appuş adlı varlıklı bir adam doğan iki çocuğuna iyilik ve kötülük adlarını verir. Abbuş ölünce, kötülük bütün malları alıp kaçar. İyiliğe ise yalnız bir inek bırakır.

Abdera

Abderos (Yunan) Abdera kentine adını veren söylencesel kişi... Abdera, Thrakia (Trakya)’da Nestos (bugün Mesta-Karasu) Irmağı’nın Ege’ye döküldüğü yerdedir. Homeros’un yazdığına göre Herakles’in arkadaşıymış, Herakles’in Diomedes’ten çaldığı atlar tarafından parçalanmış. Ölümüne çok üzülen Herakles, onun adını sonsuzlaştırmak için Abdera kentini kurmuş.
Bkz. Herakles.

Abeona (Roma) Yolcularla çocukların koruyucusu olduğuna inanılan tanrıça... Roma Mitolojisi’ne özgü tanrıçalardandır, Hellen (Yunan) asıllı değildir.

Abıhayat (Arap) İçenlere ölümsüzlük veren su... Suyun yaratıcı inancının bir başka biçimidir. Müslümanların kutsal kitabı Kuran’a göre, bu sudan yalnızca Hızır içebilmiş. Bir anlatıma göre, Musa’nın, başka bir anlatıma göre Büyük İskender’in pişirdikleri balıklar bu suya düşünce yeniden canlanıvermişler. Bir diğer anlatıma göre de, İskender’in aşçısı Hızır’mış ve canlanıp kaçan balıkları yakalamak için suya atlamış, ölümsüzlüğe kavuşmuş. Eski Türklerde de ölümsüzlük veren su inancı vardır, aynı anlamda "bengisu" deyimi kullanılmıştır. Bu inanç antikçağ Hellenlerinde da vardır. Yunan Mitolojisi’ne göre, Akhilleus doğar doğmaz anası tarafından Styx Suyu’na batırılmış ve ölümsüz kılınmış. Romalılara göre de Jüpiter, sevgilisi su perisi Juventa’yı, suyunda yıkananları gençleştiren bir çeşme haline sokmuş. Fransızlar bu yüzden Ab-ı Hayat Çeşmesi’ne Fontaine Jouvence derler.
Bkz. A.

Abia

Abilianikhi

Abimilki (Kartaca) Tyre kralı… Tel el-Amarra’da bulunan mektuplarında, Mısır ile bağlaşıklığını ve Sidon ile çatışmasını anlatmaktadır.

Abişemu (Fenike) Byblos kralı (M. Ö. XIX. yy)… Mısır ilbayıdır. Mezarı soygunculara zengin bir Mısır ve Fenike eşyaları derlemi sağlamış.

Ableros (Yunan) İlyada’da adı geçen Troialı savaşçılardan biri... Antilokhos eliyle öldürülür.
Homeros, İlyada, VI. Bölüm, 32–33.

Aborigenes (Roma) Hesperia (İtalya) yerlisi... Söylenceye göre Orta İtalya’nın en eski budunlarıymış. Meyva toplayıcılığı yaparlarmış. Sonradan Latinus’un egemenliği altına girmişler.
Bkz. Latinus.

Abonu Teikhos

Abouk (Mısır) Yağmur tanrısı Deng’in anası... Nil kıyısındaki çok eski budunlardan olan Dinkaların inançlarındandır.
Bkz. Deng.

Abrokomes (Pers) Dareios’un Thermopyl’de ölen iki oğlundan biri...
Bkz. Dareios.

Abu (Mısır) Çömlekçi tanrı Hunum’un tapınağı... Hellenlerce Elephantine adıyla anılır.

Abus

Abusir

Abydos

[Hero ile Leandros Söylencesi]

Acca Larentia 1 (Roma) Roma’nın kuruluş söylencesinde adı geçen çoban Faustulus’un karısı... Kocasının dağda bulduğu Remus ve Romulus bebekleri benimser ve kendi on iki çocuğuyla birlikte büyütür.
Bkz. Romulus, Remus, Kurt.

Acca Larentia 2 (Roma) Roma’nın kuruluş dönemlerinde güzelliğiyle ün salmış kız... Hercules Tapınağı’nda tanrı ile tapınak bekçisi bahse girişirler. Zar oyununda kim kazanacaksa ötekine bir ziyafet çekecek ve bu güzel kızla yatmasını sağlayacaktır. Oyunu Hercules kazanır ve Acca ile sevişir. Kız sonraları zengin bir Etrüsk ile evlenir ve yaşlı kocası ölünce bütün varlığını Roma halkına bağışlar.

Acca Larentia, toprak-tanrıçanın adıdır. Larentalia adı verilen bayramı 23 Aralık’ta kutlanır.
Bkz. Hercules.

Acemhöyük

Acron (Roma) Hesperia (İtalya)’da Caeninenses (Sabin) kralı... Bir Sabin kadınının kaçırılmasında Romulus’tan kuşkulanmış ve silaha sarılmış. Ama Romulus tarafından öldürülmüş.
Bkz. Remus, Romulus. Sabinler, Roma.

Acropodium

Actium

Açma

Açkı

Ada (Karia) İdrieos’un kız kardeşi… M. Ö. 344’te Karia kraliçesi olur. Piksodaros tarafından tahttan indirilir. Ancak İskender topraklarını ona geri verir (334). Başka kaynaklara göre de Mausolos’un kız kardeşidir. Kralın ve ardından kraliçenin ölümü nedeniyle başa geçen İdrieus tarafından Alinda’ya sürgün edilir. Büyük İskender bölgeye gelince Ada, Alinda’da onunla görüşür. İskender kenti ele geçirir, kentin yönetimini de Ada’ya verir.

1990’lı yıllarda Bodrum’un kuzeyinde bir rastlantıyla bulunan görkemli mezar, Ada’yı yeniden gündeme getirir. Mezar odası eşsiz güzelliktedir ve burada bulunan zengin mücevherler bu mezarın önemli birine ait olduğunun ipuçlarını verir. Yapılan çalışmalar sonucunda, özellikle iskeletin kafatasının Mancester Üniversitesi’nde etlendirilmesiyle bu mezarın Ada'ya ait olduğu tezi güçlenir. Günümüzde İtalyan Kulesi’nin hemen altındaki odada mezar buluntuların sergilenmektedir.

[Adab
Mitosların Zamanı:
Mezopotamia]

Adad (Mezopotamia) Samilerin fırtına ve hava tanrısı… Bazı kaynaklara göre de hava ve gökyüzü tanrısıdır. Bu tanrı Ramman adıyla da anılırmış. M. Ö. 2000’e doğru önemli bir tanrı olarak Mezopotamia’da kabul edilir. Mezopotamia çoktanrıcılığı, Sumer, Assur, Babil, Hitit ve Fenikelilerin ufak tefek ayrımlarla benimsedikleri ortak inançlarıdır. Adad, özellikle Assur’da büyük saygınlık kazanır. Büyük olasılıkla Suriye bölgesinde ortaya çıktığı sanılmaktadır. Önce Addu (III.-II. binyıllar), sonra Hadad (I. binyıl) olarak adlandırılmış.
Bkz. Çoktanrıcılık.

Adad-Nirari (Assur) Üç Assur kralının adı… Adad-Nirari I (1307–1275) Hanigalbat’a karşı başarıyla sonuçlanan seferler yapar. Bu ülkeyi önce egemenliği altına alır, daha sonra topraklarına katar. Adad-Nirari II (912–889) Assur’un kuzey-doğusundaki dağlık bölgede ve Habur’daki Aramilere karşı zorlu savaşlara girişir ve sonunda bu toprakları ele geçirir. Adad-Nirari III (810–782), Şems-i Adad V’in oğlu ve ardılıdır. Anasının naiplik döneminden sonra Assur’u eski gücüne kavuşturmaya çalışır. Bütün Suriye’den vergi toplamayı gerçekleştirir (802?). Daha sonra tüm gücünü Assur’un kuzey-doğusundaki Urartuların gelişmesini önlemeye verir.
Bkz. Assur, Aramiler.
Mitosların Zamanı: Assur

Adada

Adak, Mustafa

[Adam
Mitosların Zamanı:
Mezopotamia]

Adamas (İlyon) Asios’un oğlu, Troia savaşçısı... Asios ise Hyrtakos ile Arisbe’nin oğludur. Arisbe, Troia kralı Priamos’un, Hekabe’den önceki karısıdır. Adamas, Troia Savaşı’nda Antilokhos’a vuramamış, Meriones tarafından öldürülmüş.
Bkz. Asios, Arisbe, Hyrtakos, Hektor.
Homeros, İlyada, XII Bölüm, 560–575.

Adana

Adapa (Mezopotamia) Mezopotamia’nın söylencesel bir kahramanı… Adapa, kayığını deviren güney yellerinin kanatlarını kırmış. Bu nedenle tanrı Anu tarafından huzura çağrılmış. Tanrı Ea, Adapa’yı korumaktaymış. Adapa’ya, Anu’nun huzurunda sunulacak ölüm ekmeği ve suyunu tersinmesini öğütlemiş. Adapa’nın yaptığı konuşmadan etkilenen Anu, ona ölüm ekmeği ve suyu yerine, sonsuz yaşam ekmeği ve suyunu sunmuş. Adapa, Ea’nın öğüdüne uyarak sunulanları geri çevirmiş. Böylelikle ölümsüzlüğe ulaşma olanağını elinden kaçırmış.
Bkz. Anu, Ea.

Adata/Adattha

Adatepe

Adeimantos (Yunan) M. Ö. V. yy.da yaşamış Atinalı komutan…  Alkibiades’in dostuymuş. Salamis Deniz Savaşı’nda Korinthosluların komutanlık yapmış. Savaşta gemilerini alıp savuştuğunu söyler Herodotos. Oğlunun adı Aristeas’tır. Peleponnesos Savaşı sırasında Philokhes, Lakedaimonlu tutsakların başparmaklarını kesilmesini önerince, bir tek Adeimontos’un buna karşı olduğunu söyleme yürekliliğini gösterdiği aktarılır. Spartalılar da Aigos-Potamos’da kazandıkları utkudan sonra (M. Ö. 405) bir tek Adeimantos’un canını bağışlamışlar.

Adelphoi (Yunan) Sağken tanrılaştırılan Lago kralı Ptolemaios II ile kız kardeşi Arsinoe II’nin dinsel törenlerdeki adı (Adelphoi kardeşler anlamında Yunanca sözcük). M. Ö. 272/271’den başlayarak, "Theoi Adelphoi"ye (kardeş tanrılar) bağlı bir papazın varlığı kanıtlanmış.

Âdem (Genel) İlk insan... Yahudi, Hıristiyan ve İslam inancına göre, ilk insan Âdem’dir. Kutsal yapıtlara göre insanoğullarının babası sayılan Âdem’i, Tanrı "kumlu toprak ve pis kokan çamur"dan yaratmış. Yahudi kaynaklarına göre Tanrı, dört büyük meleğine yedi kat yerden yedi avuç toprak getirmelerini buyurmuş. Ne var ki yer bu toprağı vermek istememiş. Büyük meleklerden Azrail, insanı yaratmak için Tanrı’nın istediği toprağı dünyadan zorla almış. Tanrı, önce yağmur yağdırarak bu toprağı yumuşatmış ve meleklerine yoğurtmuş, sonra da ona kendi eliyle biçim vermiş. İslam kaynaklarına göre Âdem, seksen yıl çamur yığını halinde kalmış. Seksen yıl sonunda kendisine biçim verilmiş, yüz yirmi yıl da ruhsuz bırakılmış. Bu süre sonunda kendisine ruh verilmiş. Tanrı’nın amacı, Âdem’i meleklerine hükümdar yapmakmış, bu yüzden meleklere Âdem’in önünde diz çökmelerini buyurmuş. Yalnızca İblis (Şeytan) bu buyruğa uymamış. Bu olay Âdem’le İblis’in cennetten kovulmalarıyla sonuçlanmış. Âdem’e Tanrılık sürede bir gün sayılan bin yıllık ömür verilmiş. Oysa Âdem bu ömrünün kırk yılını Davut’a bağışladığından 960 yıl yaşamış. Cennetten kovulan Âdem, Serendip (Seylan) Adası’na düşmüş. Burada iki yüz yıl tövbe ettikten sonra Cebrail tarafından Arafat’a götürülerek Havva ile buluşturulmuş. Dünyaya ayak basmasından 960 yıl sonra ölen Âdem, Abu Kubays Dağı eteğinde Hazineler İni’ne gömülmüş. Süryani-Hıristiyan kaynaklarına göre de ölüsü tufan’dan sonra Kudüs’e götürülmüş.
Bkz. Epimetheus, Hebe, Havva, Yaratılış, Anadolu İnançları.

Adeona (Roma) Yurtlarına dönen yolcuları koruyan tanrıça…

Adessos

Adherbal (Kartaca) Kartacalı komutan… Drepanum’da Roma donanmasını yenmiş (M. Ö. 249).

Adıyaman

Adiabenos

Adikia (Yunan) Haksızlık ve yanlış yapmanın ruhudur (daimon). Çirkin barbar bir kadın olarak betimlenmiştir.

Adikran (Libya) Libya Kralı...

Adilcevaz

Admete (Yunan) Argos’ta, tanrıça Hera Tapınağı’nın rahibesi… Bir Samos (Sisam) söylencesine göre, Perseus soyundan olan Admete, Argos’ta bu tapınağa elli sekiz yıl hizmet ettikten sonra, babası Eurystheus ölünce Argos’tan kaçmak zorunda kalmış. Tanrıçanın yontusunu yanına alarak Samos Adası’na sığınmış. Bir süre sonra Argosluların parayla tuttukları korsanlar Hera yontusunu kaçırmaya kalkışmışlar, ama gemiye bindirilen yontu yelkenlerin açılmasına engel olmuş, tanrıça böylelikle Samos Adası’nda kalmak istediğini belli etmiş. Samos Hera’sı diye anılan ünlü bir yontu ilkçağ arkaik sanatının en önemli yapıtlarından sayılır. Samoslular Hera ve Admete adına yılda bir bayram yaparlarmış.
Bkz. Hera.

Admetos 1 (Yunan) Thessalia’da Pherai (bugün Elestino) kenti kralı... Yunan Mitolojisi’ne göre Thessalia’da Pherai kentini kuran ve ona adını veren Pheresoğullarından biriymiş. Anası bazılarına göre Periklymene ya da Klymene imiş. Söylencede Admetos’un adı, Asklepios ve kentaurların öykülerinde geçer. Asklepios öyküsünde Thessalia kralı, Alkestis öyküsünde ise Pherai kralı olarak anılır. Delikanlı olarak Kalydon avına ve Argonautlar Seferi’ne katılmış. Kyklopsları öldürdü diye bir yıl Olympos’tan sürülen Apollon’u, sığırtmaç olarak kullanmış. Pelias’ın kızı Alkestis’e gönül veren Admetos onu elde etmek için arabasına bir aslan ve bir de yaban domuzu koşmak zorunda kalınca Apollon tanrı ona yardım etmiş. Pelias’ın arabasını bozan Apollon, Admetos’a bu yardımı, onu çok sevdiğinden yapmış. Ya da bir yıl onun sığırtmacı olduğundan bu görevi de yerine getirmiş. Yarışta Pelias’ı geçen Admetos, Alkestis’i almış. Ne var ki düğün günü Artemis’e kurban kesmeyi unuttuğu için, tanrıça gerdeğini yılanlarla doldurmuş. Apollon onu bu beladan da kurtarmış. İnsan Admetos ile tanrı Apollon birbirlerini pek sevmişler, "Yazgı" (Moiralar)’in Admetos’un ölümü için saptadığı gün ve saat gelince Apollon, onu ölümden kurtarmak istemiş, Moiraları (Yazgı) sarhoş etmiş ve yerine ölecek birini bulması koşulu ile Admetos’u ölüme götürmeyeceklerine yemin ettirmiş. Ama o gün gelince Admetos yerini alacak kimseyi bulamamış: Ne anası, ne babası, ne uşağı kimse ölmek istememiş, yalnız genç karısı Alkestis kocasının yerine ölmeyi seve seve kabul etmiş. Genç ve güzel Alkestis’in bu davranışı karşısında taş yürekli Persephone bile dayanamamış, öylesine duygulanmış ki, Alkestis’i Admetos’a geri vermiş. Bir başka anlatıma göre de. Alkestis Hades’e indikten sonra Herakles tarafından kurtarılır. Bazı kaynaklara göre de yeraltı tanrısı Hades’in karısı sayılan Kore tarafından kurtarılmış. Deli Dumrul söylencesine de konu olan bu betiyi, Euripides "Alkestis" adlı tragedyasında işlemiştir.
Bkz. Apollon, Kykloplar, Herakles, Alkestis, Hades, Askleipos, Deli Dumrul.
Soy Tabloları: 17 (İason, Nestor Soyu); 18 (Biliciler Soyu)

Admetos 2 (Yunan) Molosların kralı… Molossoi Hellas-Epeiros’tadır. Moloslara adını veren kişi Neoptolemos ile Andromakhe’nin oğlu Molossos’muş. Söylencede Admetos’un adı, kaçak Themistokles’le birlikte geçer. Themistokles, Atina’nın en saygın kişilerinden biri, hatta tek kişisidir. Bir nedenle krala karşı gelince, kralın adamlarına yakalanmamak için Epeiros’ta Korkyra kentine kaçar. Kişisel düşmanı olan Admetos’un sarayına sığınır. Admetos evde yoktur. Admetos’un karısı Phthia ona içki ikram eder. Bu içki ikramı Moloslar arasında en ciddi yalvarma biçimiymiş. Themistokles sonra, Admetos’un oğlunun yüreğinin üstüne ellerini koyarak yemin etmiş. Admetos eve dönünce kişisel düşmanı olmasına rağmen onu koruyacağına dair söz vermiş. Başka aktarımlara göre de, Plutark Phthia’nın haberi olmadan Themistokles’in ricasını geri çevirmiş. Onu almaya gelen Atina ve Lakedaimon yetkililerinin isteklerini de geri çevirerek, Admetos’u güvenli bir biçimde Pers topraklarında bulunan Pydna kentinteki mahkemeye yollamış.

[M. S. II. yy.da yaşamış bir Admetos’a daha rastlanmıştır. İğne dilli bir Hellen olduğu bilgisi vardır.]

Adon (Fenike) Hazret... Fenikeliler, tanrılarını kimi yerde bu deyimle anarlarmış. Fenikelilerin Filistin asıllı oldukları ileri sürülür. Din ve dilleri arasında büyük benzerlikler vardır.
Bkz. Baal.

Adonis

Adonis Söylencesi

Adonis

Adoratio Ayini (Roma) İmparatora tapma... Roma İmparatorlarında tanrılık bir nitelik bulunduğuna inanılırmış. Bir duanın sonunda eli ağza götürme ve imparatorun karşısında diz çökme hareketi için kullanılan Latince sözcüktür. Hellenler tarafından "proskynesis" olarak adlandırılan Pers kuttören biçemine benzeyen adoratio bir alçakgönüllülük ve boyun eğme belirtkesidir. İmparator Diocletianus’un kendi kişiliği için belirlediği törenlerle başlayan bu tanrısallık M. Ö. IV yüzyıldan itibaren Bizans İmparatorlarına da tanınmıştır. Bir çeşit tiyatro havası içinde yapılan bu kuttörende, asası ve tacıyla ipek giysiler içinde tahtında kımıldamadan oturan imparator kırmızı bir perde arkasında gizlenir, perdenin birdenbire açılmasıyla bir Zeus görüntüsüyle ortaya çıkarmış. İmparatora tapma bir ayrıcalıkmış ve yalnızca büyük rütbelilere tanınırmış. Bunlar, elindeki asası ve başındaki tacıyla tahtına oturmuş imparatorun önünde diz çöküp, eteğini öperlermiş. İmparatoru tanrılık çizgiye çekmekle, onun temsil ettiği egemen sınıfların çıkarları daha rahatlıkla korunmakta, bu çıkarlara karşı çıkmanın tanrıya karşı çıkmakla bir olduğu inancı güçlenmektedir.

Adramys (Anadolu) Adramyttenos (bugün Edremit) kentine adını veren kişi… Koşuda kendini geçen yiğitle evleneceğini söyleyen kızı Thebe’yi, Herakles yenmiş. Bu kadını pek seven Herakles, onun adına Thebe (bugün Akçaşehir) kentini kurdurmuş.
Bkz. Herakles.

Adramyttenos

Adrasteia 1 Bkz. Nymphalar.

Adrasteia 2 (Yunan) Öç alıcı Yazgı tanrı... Yunan Mitolojisi’nde Yazgı tanrıları pek çoktur. Bunların başında Moiralar adını taşıyan üç kız kardeş gelir. Ayrıca Erinysler de öç alma tanrılarıdır. Adrasteia’nın görevi, ölçüsüzlüklere ve taşkınlıklara ceza dağıtan tanrıça Nemesis’inkine benzer. Adrasteia’da kaçınılmaz Yazgı zorunluluğunda bir türeyi (bildiğinden şaşmaz) gerçekleştirir. Önce bir peri kızı olduğu, Zeus’un çocukluğunda, ona dadılık ettiği aktarımları da vardır. Bu nedenle, bazı kaynaklar, Girit Adası’nda yaşayan bir peri kızı olduğunu ve Nemesis (nifak/anlaşmazlık tanrıçası) ile karıştırıldığını söylerler.
Bkz. Nemesis, Erinysler, Zeus.

Adrastos 1 (Yunan) Talaos ile Lysimakhe’nin oğlu, Argos kralı... Talaos Bias’ın, Bias Amythaon’un, Amythaon Kretheus’un oğludur. Kretheus ise Aiolos’un oğlu, Hellen’in torunudur. Böylelikle Adrastos’un soyu Deukalion’a ondan da Premetheus’a dek çıkar. Lysimakhe’nin dışında Lysianassa, Hygimis ve Eurynome’nin de Adrastos’un anası olduğunu ileri süren aktarımlar vardır. Söylencesi Thebai’ye karşı açtığı Yediler Seferi’yle ilgilidir.

Abas’la Aglaia’nın ikiz oğlundan biri olan kral Proitos, Argos ilini üç kişiye paylaştırmak zorunda kalır: Bir bölümünü kendisi alır, diğerini Aiolos’un soyundan gelme Bias ve Melampus kardeşler arasında böler. Bazı kaynaklarda bölünme, Proitos’un torunu Alektor, Bias ve Melampus arasında gösterilmektedir. Bu kardeşlerin kalıtçıları arasında kavga çıkar: Melampus soyundan Amphiaraos, Bias soyundan Adrastos'un babası Talaos'u öldürür. Adrastos bu aile kavgası yüzünden yurdunu bırakıp, ana tarafından dedesi Sikyon kralı Polybos’un yanına sığınmak zorunda kalır. Bir süre sonra da Sikyon kralı Polybos’un kalıtçısı olarak tahta çıkar. Daha sonra Amphiaraos ile Adrastos barışır. Amphiaraos bu barışı candan ister. Adrastos ise barışı art düşüncelerle karşılasa da kız kardeşi Eriphyle’yi ona verır. Amphiaraos, kendisine eş olarak verilen Eriphyle'yi bir koşulla alacaktır: Kaynatasıyla arasında bir anlaşmazlık çıkacak olursa, yargıçlığını Eriphyle yapacaktır. Amphiaraos bu koşulu da kabul eder.

Adrastos, babasını öldüren Amphiaraos’la görünüşte barışmış, kız kardeşi Eriphyle’yi ona vermiş ve Argos krallığına dönmüştür.

Oidipusoğullarından Eteokles kardeşi Polyneikes’i Thebai’den sürünce, Eteokles’e karşı Polyneikes’i savunmak için Thebai’ye Yediler Seferi adı verilen bir savaş açmıştır. Bir yandan Polyneikes, öte yandan adam öldürdüğü için Kalydon’dan sürülen Tydeus, Argos’a sığınır. Adrastos, kızlarından Argie’yi Polyneikes’e, Deipyle’yi de Tydeus’a verir. Polyneikes’le birlikte Thebai’ye karşı Yediler Seferi’ne önayak olunca, yorucu ve öngörücü Amphiaraos seferde bütün önderlerin öleceğini, bir Adrastos’un sağ kalacağını öngörmüş. Yediler adıyla anılan bu seferin komutanları, Adrastos, Polynikes, Tydeus, Amphiaraos, Kapaneus, Hippomedon ve Parthenopaeus’tur. Gerçekten de öyle olur, büyük yenilgiden sonra, Adrastos ölümsüz atı Areion’na binerek Argos’a kaçar. Adrastos, ölen önderlerin Epigonlar adı verilen oğullarıyla yeni bir ordu toparlayarak on yıl sonra Thebai’ye ikinci kez yürür ve bu kez savaşı kazanır ve Thebai’yi yerle bir eder. Ne var ki bu savaşta ölen oğlunun yasına dayanamayıp ölür.

Dor, Sikyon ve Thebai fatihi olan bu söylencesel krala tapınıldığı da söylenmektedir. Argolis’te onun onuruna Nemeia Ayinleri düzenlenirmiş. Tiran Kleisthenes M. Ö. VI. yüzyılda aristokratların gücünü kırmak için bu kuttörenleri yasaklamak istemişse de başarılı olamamış.

"Bence bizim Kleisthenes bu konuda, ana tarafından dedesi olan Sikyon tiranı Kleisthenes’ten örnek almıştır. Gerçekten bu Kleisthenes, Rhapsodosların Homeros şiirleri okumalarını yasak etmişti, çünkü bu şiirler çoğunlukla Argos’u ve Argosluları yüceltiyorlardı, oysa kendisi Argoslularla savaş halindeydi; sonra Sikyon’da ta agoranın ortasında Talaos oğlu, kahramanlardan Adrastos’un tapınağı vardı, Kleisthenes, Argosludur diye bu kahramanı da ülkeden atmaya kalktı. Delphoi’ye gidip "Adrastos dinini kaldırabilir miyim?" diye danıştı; Pythia ona cevap olarak, "Adrastos Sikyon kralıydı, sen ise taşlanmaya layık bir haydutsun!" dedi. Baktı ki tanrı bu iyiliği kendisinden esirgiyor, dönüşte Adrastos kendiliğinden gitsin diye çareler araştırmaya koyuldu. Çareyi bulduğuna aklı yatınca, Boiotia’ya, Thebaililere haber gönderip Astakos oğlu Melanippos’u kendi sitesine almak istediğini bildirdi; Thebaililer de ona bu kahramanın yontusunu gönderdiler. O zaman Kleisthenes, Melanippos’u Sikyon’a gönderdi, hatta Prytaneion’da bir de sunak ayırdı ve yontuyu en iyi korunan yere koydurdu. Kleisthenes, Melanippos’u oraya koyduruyordu, (bu açıklamayı eklemek gerekiyor,) çünkü Melanippos, Adrastos’un düşmanıydı, kardeşi Mekistes ile damadı Tydeus’u öldürmüştü. Ona bir tapınak ayrılması hoşuna gitmiyordu, kurbanlarını ve bayramlarını da kaldırdı ve bunları Melanippos’a verdi. Sikyon halkı Adrastos’a saygı göstermeye alışkındı, zira bu ülke eskiden Polybos’undu. Adrastos ise Polybos’un kızlarından birinin oğluydu ve mirasçı bırakmadan ölürken, devleti ona bırakmıştı. Sikyonluların onu ululamak için yaptıkları birçok şey arasında trajik korolarında onun başına gelmiş olan felaketleri de anlatırlardı, zira törenler Dionysos adına değil, Adrastos adına yapılıyordu. Kleisthenes koroyu Dionysos’a geri verdi ve öbür törenleri de Melanippos’a ayırdı."
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 67.
Bkz. Arion, Yediler Savaşı, Amphiaraos, Epigonlar, Alkmaion, Nemeia.
Soy tabloları: 18 (Biliciler Soyu)

Adrastos 2 (Phryg) Midas’ın oğlu... M. Ö. 600 yılına doğru Phrygia kralı olan Adrastos, Herodotos Tarihi’nde ise Gordias’ın oğlu olarak geçer. Adrastos istemeyerek vurduğu kardeşinin ölümünden sonra, babası tarafından yurdundan kovulur. O da Lydia kralı Kroisos (Karun)’un sarayına sığınır ve kralın oğlu Atys’in eğitimiyle görevlendirilir. Ama Mysia’ya dehşet saçan bir yabandomuzunu avlamak isterken, yeni bir felakete uğrar ve hayvana attığı okla bu kez Atys’i vurur. Umutsuzluğa kapılan Adrastos, Kroisos’un bağışlamasıyla da teselli bulamaz ve kendini öldürür.
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 35, 41–45.
Bkz. Atys, Kroisos.

[Bazı kaynaklarda Midas oğlu Adrastos’un, Eurydike’nin babası, Laomedon’un büyükbabası olduğu geçmektedir.]

Adrastos 3 (İlyon) Merops’un oğlu, Eurydike’nin babası... Öngörücü olarak adı geçen Merops’un Arisbe adında bir de kızı vardır. Kaynaklarda Adrostos ve Arisbe’nin ana-baba bir kardeş ya da baba bir-ana ayrı olup olmadıkları bilgisine ulaşılamamıştır. Ayrıca öngörücü Merops’un Kleite adında bir diğer kızı olduğu da geçmektedir. Adrastos’un kızı Eurydike, Troia’nın ilk krallarından olan Laomedon’un anasıdır. Arisbe ise Laomedon’un oğlu Priamos’un ilk karısıdır.

Adrastos’un Hellespontos (bugün Çanakkale Boğazı)’un Avrupa yakasında Adrastia yurdundaki Perkote’den geldiği ve Troia Savaşı’na katıldığı bilgisi de vardır. Savaşta Agamemnon ya da Diomedes tarafından öldürülmüş. Merops, savaşa katılan iki oğlunun da savaşta öleceklerini önceden bilmiş.
Bkz. Laomedon, İlos, Priamos.
Soy Tabloları: 13 (Troia Kral Soyu); 14 (Aineias'ın Soyu)

[Bunların dışında iki Adrastos’a daha rastlanmıştır. Dördüncü Adrastos Akha önderlerindendir. Beşinci ise Menelaos’un yakalayıp Agamemnon’un öldürdüğü Troialı savaşçı olarak geçmektedir.]

Adrogos (Girit) Kreta (Girit) kralı Minos'un oğullarından biri...

Adyrmakhidler (Libya) Libya boylarından...
"Adyrmakhidlerin hemen bütün görenekleri Mısırlılarınki gibidir, ama Libyalılar gibi giyinirler. Kadınlar ayak bileklerinin ikisine de bakır halka takarlar, başlarının üstünden sık bir saç kümesi taşar; eğer arada bit bulurlarsa bu parazitleri ısırır ve tükürürler. Böyle bir göreneği olan tek Libya halkı bunlardır. Bir de evlenme çağına gelen kızlarını krala sunarlar; kral, istediğinin kızlığını alır; bu görenek de yalnız bunlarda vardır. Adyrmakhidler, Mısır ile Plynos limanı denilen yer arasında kalan bölgeyi tutarlar."
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm 168.

Adyton

Aedicula

Aedon 1 (Yunan) Bülbül kuşu (Hellence Aedon)... İlkçağ yazarlarını çok etkileyen bu söylenceye ilkin Homeros’ta rastlanır. Odysseia’da (XIX. Bölüm, 518) anlatıldığına göre:

".........
Pandareos’un kızı, yeşillik bülbülü nasıl
yeni yaz geldi mi şakırsa güzel güzel
ağaçların yapraklanan dallarına kona kona
nasıl çağlarsa çok yankılı sesi, döküle döküle,
yavrusuna dövünür, İtylos’a, kral Zethos’un oğluna,
bir vakitler çıldırmış ve kendi eliyle öldürmüştü hani,
...........
"

Aedon Pandareos’un kızı ve Thebaili Zethos’un karısıdır. Zethos’un kardeşi Amphion, Niobe ile evlenip çok çocuk sahibi olduğu halde, çocukları çok seven Aedon’la Zethos’un yalnız bir çocuğu olur: İtylos. Aedon eltisini kıskanır ve bir gece en büyük oğlunu uykusunda öldürmeye kalkışır, ne var ki yanılır, karanlıkta Niobe’nin oğlunu değil de kendi çocuğunu öldürür. Bu yanlışlıktan öylesine derin bir acıya gömülür ki tanrılar tanrısı Zeus, onu bağışlamak zorunda kalır, Aedon’a acıyıp onu bir bülbüle dönüştürür. Bülbül Aedon, o günden beri hep bu yüzden, "İtylos! İtylos! İtylos!" diye acı acı ağlamaktaymış.
Bkz. Khelidon, Prokne, Pandareos, Zethos.

Aedonoğlu İtylos Söylencesi

Aedon 2 (Milet) Miletos söylencesi: Aedon, Miletoslu Pandareos’un kızı ve Polytekhnos adlı sanatçının karısıdır. Kocasıyla birlikte Kolophon’da mutlu günler yaşarlar, İtys adında bir oğulları olur. Ama mutlulukları başlarına vurur, gurura kapılırlar: Zeus ile Hera’dan daha mutlu bir çift olmakla övündükleri için, Hera ceza olarak kavga tanrıçası Eris’i aralarına sokar. Karı-koca birbirleriyle yarışmaya girişirler, Polytekhnos araba yapmakta, Aedon kumaş dokumaktadır. Kim daha çabuk bitirecekse, öbürüne bir hizmetçi bulup getirecektir. Yarışmayı Aedon kazanır, kocası da gider Ephesos’tan onun kız kardeşi Khelidon’u (Hellence Kırlangıç) alır, yolda onu kirletir, saçlarını kesip köle kılığına sokar ve kız kardeşine kim olduğunu bildirirse, onu öldüreceğini söyleyerek Aedon’a verir. Aedon kız kardeşinin bir gün çeşme başında dert yandığını duyunca, onu tanır. İki kız kardeş öç almaya karar verirler, İtys’i öldürüp pişirirler ve babasına yedirirler. Polytekhnos işin farkına varınca çılgına döner, iki kız kardeşi öldürmek ister. Zeus araya girer ve birini bülbül, öbürünü kırlangıç haline sokar.
Bkz. Polytekhnos.

Aedon 3 (Yunan) Atina söylencesi: Tragedya yazarlarının ve özellikle Sophokles’in yitik "Tereus" tragedyasında anlatıldığı gibi, Prokne ile Philomela Atina kralı Pandion’un kızlarıdır. Prokne Thrakia (Trakya) kralı Tereus’la evlenir ve İtys adlı bir oğulları olur. Ama Tereus Philomela ile de sevişir ve olup biteni kız kardeşine anlatmasın diye dilini koparır. İki kız kardeş İtys’i kesip babasına yedirmekle öç alırlar. Tanrılar Prokne’yi bülbül, Philomela’yı kırlangıç (başka bir anlatıma göre adı güzel sesli anlamına gelen Philomela bülbül olur), Tereus’u da hüthüt kuşuna dönüştürürler. Aristophanes "Kuşlar" komedyasında bu dramı, Hüthüt’ün ağzından şöyle anlatır:

".....
Uyan garip bülbülüm, uyan,
Çöz tanrısal dilini,
Dök yüreğindeki acıları,
Anlat o kutsal ağıtlarınla
Oğlumuz İtys’in başına gelenleri,
Kızıl boynundan su gibi aksın
Oğlumuzun adını inleyen sesin,
Sık fundalıklardan göklere yükselsin,
Apollon, altın saçlı tanrı
Duyup bu acı yankıları,
Alsın fildişi çalgısını,
Karşılık versin sana,
Tanrı koroları kursun yukarda,
Ve ölümsüz dudaklarından çıkan ezgiler
Karışsın sesine mutlu yüceliklerde.
........
"

Bkz. İtys, Philomela, Pandion, Tereus.

Aeneas

Aeneas Söylencesi

Aeneis*

Aergia (Yunan)  Aylak, miskin, üşengeç kadın ya da ruhudur (daimon)... Aergia'nın karşısındaki kavram olası Hormes (Çaba)'tir.

Aeropa/Aerope 1 (Yunan/Girit) Kreta (Girit) kralı Katreus’un kızı... Girit’ten sürülüp Argos’a gelir ve ilkin Pleisthenes ile evlenir, sonra Atreus’un karısı olur. Ondan Agamemnon ile Menelaos’u doğurmuştur. Atreus ile Thyestes arasındaki kardeş kavgasında ölür. Bazı kaynaklara göre Atreus’la evlendikten sonra Thyestes tarafından baştan çıkarıldığı, bu değerbilirsizliği nedeniyle Atreus tarafından denize atıldığı aktarılmaktadır. Atreusoğulları Yunan Mitolojisi’nde ilençli bir soy olarak çeşitli öyküleriyle büyük bir yer tutar.
Bak. Atreus, Agamemnon, Elektra, İphigeneia, Orestes, Klytaimestra.
Soy Tabloları: 10 (Leda'nn Soyu); 12 (Tantalos-Pelops Soyu)

Aeropa/Aerope 2 (Etyopya) Aithiopia (Etyopya) kralı Kepheus’un kızı, Andromeda’nın kız kardeşi... Ares’ten olma Aeropos adlı oğlunu doğururken ölmüş. Ares’te, Aeropa’nın bedenini canlı tutarak çocuğa süt vermesini sağlamış.
Bkz. Kepheus, Andromeda, Ares.

Aeropos 1 Bkz. Aerope.

Aeropos 2 (Makedon) Perdikkas’ın kardeşi; Makedonia krallarından...
"Argos’tan İllyria’ya, Temenos soyundan üç kardeş sürgün gelmişti: Gauanes, Aeropos ve Perdikkas; sonra İllyria’dan Yukarı Makedonia’ya geçerek Lebaia iline varmışlar. Orada rehin olarak kralın yanında hizmet ediyorlardı, birisi atları otlatıyor, öbürü öküzleri, en küçükleri Perdikkas da küçükbaş hayvanları. Zira eski zamanlarda yalnız halk yığınlarının evleri değil, tiranların evleri de yoksulluk içindeydiler; yemeklerini kralın karısı kendi eliyle pişiriyordu. Ve ne zaman ekmek pişirse genç hizmetçi Perdikkas’ın ekmeği iki kez kabarıyordu. Her seferinde böyle olunca kocasına haber verdi. Karısını dinlerken kralın aklına bunun büyük önemde bir mucize olabileceği geldi. Üç hizmetçiyi çağırttı ve ülkesinden çıkmalarını emretti. Bunlarda alacaklarını istediler, ücretlerimizi adalete uygun olarak alır almaz gideriz, dediler. Kral, ücret lafını duyduğu anda ve tam o anda, odanın içine, baca yerini tutan delikten güneş ışığı ağdı ve o da o zaman, herhalde bir tanrı tarafından şaşırtılarak, şöyle dedi: "Ücretiniz mi? Alın öyleyse ücretinizi yetmez mi?" Ve güneşi gösterdi. Bu sözler üzerine Gauanes ile Aeropos, büyükler ürktüler, ama üzerinde büyük bir bıçak bulunan en küçükleri cevap verdi: "Kabul ediyoruz kral, bize verdiğin şeyi!" Ve bıçağı ile yerdeki güneş ışığının çevresine bir çember çekti; çember çizilince güneşi üç defa aldı, koynuna koydu, sonra öbürleriyle birlikte gitti."
Herodotos, Herodotos Tarihi, XIII. Kitap / Bölüm 137.

["Temenos, Heraklesoğullarındandır." diye kitaba (Herodotos Tarihi) not düşülmüştür.]

Aesculapius (Roma) Helenlerin Asklepios’uyla özdeşleştirilen Roma hekimlik tanrısı…
Bkz. Asklepios.

Aeskhrion (Mısır) Budun... Oasis kentinde Aeskhrion (Aiskhrion) budunundan olan Samoslular diye Herodotos Tarihi’nde adları geçmektedir.
Herodotos, Herodotos Tarihi, III. Kitap / Bölüm 26.

Aethusa (Yunan) Poseidon’un Pleiad Alkmene’den doğma kızı...
Bkz. Poseidon, Alkmene, Pleiadlar.

Aetna*

Afyonkarahisar

Agade

Agaios (Yunan) Sikyon’a gelen damat adayı... Sikyon tiranı Kleisthenes’in, kızı Agariste’yi, Hellas (bugün Yunanistan)’ın en seçkin kişisiyle evlendirmek için yaptığı çağrıya katılanlar arasında adı geçer.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VI. Kitap / Bölüm 127.
Bkz. Kleisthenes.

Agamedes

Agamemnon
Soy Tabloları: 10 (Leda'nn Soyu); 12 (Tantalos-Pelops Soyu); 13 (Troia Kral Soyu)

Agamemnon Söylencesi

Agamemnon*

Agamei

Aganos (İlyon) Paris ile Helena’ın çocuklarından biri…
Bkz. Paris, Helena.
Soy Tabloları: 13 (Troia Kral Soyu)

Agariste (Yunan) Sikyon kralı Kleisthenes’in kızı... Kleisthenes, kızını Hellas (bugün Yunanistan)’ın en seçkin kişisine vermek ister. Yarışmalar sonunda Atina yasalarına göre Alkmaion oğlu Megakles seçilir. Agariste ve Megakles’in iki oğulları olur: Kleisthenes ve Hippokrates.
Bkz. Kleisthenes.

Agasikles (Karia) Halikarnassoslu (bugün Bodrum) bir adam...
".......... Apollon onuruna düzenlenen törenlerde kazananlara bronz üçayaklar verilirdi ödül olarak; bunu kazanan alıp tapınaktan dışarı çıkaramaz, tanrıya adak olarak orada bırakırdı. Halikarnassoslu Agasikles adında birisi, bu âdeti umursamamış, kazandığı üçayağı evine götürmüş, duvara asmıştı..."
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 144.

Agathodaimon (Mısır/Yunan) Egypt (Mısır) tanrısı Hunum’un Hellence adı... Elephantine'de, çağlayanm efendisi olarak kabul edilmiş. Eski Mısır inancına göre, Nil Irmağı’nın kaynağı olan iki mağarada gizlenen bir yılan olarak tasarlanmış. Tanrı Hunum (ya da Khunum), tarlaların sulanmasını gerçekleştirmesi dolayısıyla bereket dağıtıcı ve sulanan toprağın çamurundan yapılması dolayısıyla da çömlekçi olarak kutsanmış. Antikçağ Yunan Mitolojisi’nde de tarlaların, bağların ve kentin koruyucusu olan ve kimi zaman bir yılan biçiminde, kimi zaman da bir elinde bolluk boynuzu, öbür elinde buğday başakları tutan genç bir erkek biçiminde tasarlanan, Mısırlıların Hunum’una benzetildiği sanılan aynı addaki bir başka tanrıyla özdeşleştirilen bir tanrı vardır.
Bkz. Abu, Agathos Daimon.

Agathoergoslar (Yunan/Sparta) Spartalılardan bir budun...
"Bu Agathoergoslar kentte yaşayan Spartalılardandırlar, yaş sırasına göre her yıl beş tanesi atlı birliklerden çıkıyorlardı ve çıktıkları yıl hemen emekli olmuyorlar, devlet hesabına her biri ayrı bir işte görev alıyorlardı."
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 67.

Agathokleia (Mısır) İskenderiye'nin gözde kadınlarından… Agathokleia (ölümü M. Ö. 204), erkek kardeşi Agathokles gibi, Mısır kralı Ptolemaios IV Philopator'un gözüne girerek büyük bir nüfuz kazanır. Kralın ani ölümünden sonra, Agathokles iktidarı ele geçirmek istese de, halk ayaklanarak onu kız kardeşiyle birlikte öldürür.

Agathokles 1 (Yunan/Sicilya) Sikeloi (bugün Sicilya) Adası’nda Hellen koloniciler tarafından kurulmuş Siracusa kentinin tiranı… M. Ö. 361’e doğru Tharmae’de doğmuş, M. Ö. 289’da ölmüş. Serüvenci bir çete reisi olduğu, M. Ö. 317/316’da adada Siracusa’nın üstünlüğünü yeniden sağlayarak tiranlığı kurduğu bilgileri aktarılmıştır. Kartacalılara karşı savaşmış, Afrika’ya geçmiş ve Kyreneli Ophelles ile anlaşmış. 306’ya doğru krallığını ilan etmiş ve diadokhoslarla birlikte Siracusa’nın etkisini sınırlarının ötesine taşıyan bir politika gütmüş. Söylendiğine göre tahtından feragat etmiş.

Agathokles 2 (Makedon/Trakya) Trakya kralı Lysimachus’un oğlu… Kendısine rakip olmasından korkan babası tarafından M. Ö. 284'te öldürtülür. Karısı Lysandra Babil kralı Seleukos'un yanına sığınır ve onu Lysimakhos'a karşı savaş açmaya ikna eder.
Bkz. Seleukoslar.

Agathon

Agathos Daimon (Yunan) Yazgı-tanrılardan biri... Yunan Mitolojisi’nde Yazgı-tanrı pek çoktur. Antikçağ Hellenleri her insanın, her ailenin, her kentin, her tarlanın bir yazgı gücü olduğuna inanırlarmış. Bu güce Hellence’de Daimon denilir.
Bkz. Daimon, Agathodaimon.

Agathyrsler (Skyt) Avrupa’da yaşayan Skyth boylarından...
"Agathyrsler pek fazla kadınlaşmış adamlardır; parlak süslere bayılırlar; kadın herkesindir, böylece herkes birbiriyle kardeş olur ve bu genel akrabalık karşılıklı kıskançlık ve kin duygularını kaldırır. Öbür gelenekleri bakımından Thraklara yaklaşırlar."
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm 104.

Agathyrsos (Yunan) Herakles’in oğlu... Herakles’in, kalçasından yukarısı kadın, alt kısmı yılan olan yaratıkla birleşmesinden doğan üç çocuktan biri...
Bkz. Herakles.

Agaue (Yunan) Kadmos ile Harmonia’nın kızı... İno ile Semele’nin kız kardeşi, Thebai kralı Pentheus’un anası. Antikçağ Hellenlerinde Dionysos Bayramları çılgınlığa varan kendinden geçmeler ve çeşitli taşkınlıklarla kutlanılırmış. Thiasos denilen bu çılgın gece alaylarına katılanlar, yollarda rastladıkları hayvanları parçalayıp etlerini çiğ çiğ yerlermiş. Thebai kralı Pentheus, yabanıllık çağlarından kalma bu geleneğe karşı çıkmış ve Dionysos Bayramlarını yasaklamaya kalkmış.

Yunan Mitolojisi’ne göre tanrılar tanrısı Zeus, Kadmos’la Harmonia’nın kızlarından Semele’ye âşık olmuş. Agaue, kız kardeşi Semele’yi kıskanmış ve Zeus’la seviştiği için dedikodu yapmış. Zeus’un Semele’den doğan oğlu Dionysos da teyzesi Agaeu’den anasının öcünü almış ve Agaue’yi çıldırtmış. Dionysos Bayramlarından birinde çılgın Agaue, kudurmuşçasına kendinden geçerek, kız kardeşi Autonoe’yle birlikte Bakkhalar sürüsüne katılıp, oğlu Thebai kralı Pentheus’u yaban domuzu sanarak parçalamış ve etlerini çiğ çiğ yemiş. Bu konu Euripides’in "Bakkhalar" tragedyasında işlenmiştir. Bu öykü, aynı zamanda, Dionysos kuttörenlerini yasaklamak isteyen kral Pentheus’un da tanrısal yaptırıma çarptırıldığını anlatır.
Bkz. Dionysos, Pentheus.
Soy Tabloları: 15 (Thebai-Kadmos Soyu)

[Bunun dışında, biri Nereidler, biri Danaidler, biri de Amazonlardan olmak üzere üç Agaue’ye daha rastlanmıştır.]

Agbalos (Fenike) Aradoslu bir adam... Halikarnassos kraliçesi I. Artemisia’nın da aralarında bulunduğu tarihin en büyük deniz savaşlarından biri olan Salamis Deniz Savaşı’nda, Pers imparatoru Kserkses’in bağlaşığı amirallerden sonraki ünlü kişilerden biri, Arados’tan Agbalos oğlu Merbalos diye adı geçer.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VII. Kitap / Bölüm 98.

Agdistis (Anadolu/Yunan) Zeus’un tohumundan olan erdişi... Adını Sivrihisar bölgesindeki Agdos Dağı’ndan aldığı, eski Anadolu tanrıçalarından olduğu sözcesine de rastlanmıştır. Pausanias'ın anlattığı Agdistis söylencesi ana tanrıça Kybele'nin Pessinus'taki tapımı ile ilişkili bir söylencedir. Zeus bir gece düş görerek tohumunu yeryüzüne döker. Toprağa dökülen Zeus tohumundan Agdistis adını alan, hem erkek hem kadın bir erdişi (hünsa) oluşur. Tanrılar, Agdistis’i ele geçirir ve erkeklik uzvunu kesip toprağa dikerler. Bundan da bir badem ağacı oluşur. Irmak-tanrı Sangarios (Sakarya)'un kızı Nana, bu ağaçtan bir badem koparıp göğsüne saklar ve o bademden gebe kalarak Attes (başka kaynaklara göre Attis) adlı bir oğlan doğurur. Onu dağa bırakır. Attes büyüyünce öyle yakışıklı, öyle eşsiz güzellikte bir delikanlı olur ki, o zaman erkekliği koparılarak tüm dişi kalan Agdistis ona âşık olur. Ne var ki Attes, Agdistis'in rahatsız edici sevgisinden kaçmak için Pessinus'a gider ve orada kralın kızıyla evlenmeye kalkışır. Tam düğün gecesi düğün ezgileri söylenmektedir ki Agdistis birdenbire çıkagelir. Attes onu görünce çıldırır (ya da Agdistis Attes’i çıldırtır) ve erkekliğini keser, Pessinus kralı da aynı şeyi yapar. Attes ölür, Agdistis de sevgilisinin bedeninin bozulmamasını sağlar.

Bu söylencenin başka bir anlatımı da şöyledir: Phrygia (Frigya)’nın sınırlarında Agdos adlı ıssız bir kaya varmış, orada ana tanrıça Kybele’ye bir taş biçiminde (kaya sunağı) tapınılırmış. Zeus, tanrıçaya tutulmuş, onunla birleşmeyi başaramayınca tohumunu bir kayanın üstüne bırakmış. Bu tohumdan Agdistis doğmuş, erdişi imiş. Agdistis'i, Dionysos sarhoş ederek erkekliğinden etmiş; uzvundan bir badem ağacı çıkmış, bunun meyvesini ırmak-tanrı Sangarios’un kızı Nana göğsüne almış, gebe kalıp Attes'i doğurmuş. Sangarios Nana'ya, çocuğu dağa bırakmasını buyurmuş. Bebek gelen geçenin ilgisini çekmiş, onu bir tekenin sütüyle beslemişler (tekenin sütü olamayacağı halde). Adı, Phryg (Frig) dilinde teke anlamına gelen "attagus" ile ilişkisini göstermektedir. Ne var ki bu "attagus" sözcüğü "güzel" anlamına da gelebilir. Agdistis ile Kybele, ikisi birden gönül vermişler bu güzel delikanlıya, ama Phrygia kralı Midas onu kendi kızına almak istiyormuş. Derken Agdistis, Attes'i çıldırtmış, delikanlı bir çam ağacının dibinde erkekliğini keserek can vermiş. Tanrıça Kybele onu gömmüş, toprağa akan kanından biten menekşeler, dibinde öldüğü çamı çepeçevre sarmış. Midas'ın kızı da umutsuzluğa düşerek canına kıymış, Kybele onu da gömmüş ve onun mezarı üstünde de menekşeler bitmiş. Ayrıca mezarı üstünde bir badem ağacı büyümüş. Agdistis, Zeus'a yalvarmış, Attes'in bedeni hiç bozulmasın, çürümesin, diye, Zeus da bu dileğini yerine getirmiş. Attes'in saçları büyümeye, küçük parmağı da oynamaya devam edecekmiş. Bu sözü aldıktan sonra Agdistis, sevgilisinin ölüsünü Pessinus'a götürmüş, orada gömmüş ve anısına bir bayram ile bir rahip heyeti kurmuş. Bu söylencelerde Agdistis ile ana tanrıça Kybele birbirine karışmaktadır. Betileri toprak bereketini ve bitkinin öldükten sonra yeniden dirilmesini simgeleyen bu söylenceler, daha çok düşüncede canlandırmanın, geliştirilmiş eğretilemeler olduğu anlamını taşır. Bunlardan amaç, Pessinus'taki Kybele tapıncında rahiplerin belli zamanlarda ve törenlerde erkeklik uzuvlarını kesmelerinin nedenini ve kaynağını anlatmaktır.

Ana tanrıça Kybele’nin ise Anadolu'da ve çevrede tarih öncesi çağlardan Roma devrine değin çeşitli adlarla tapım gördüğü herkesçe bilinmektedir.

Roma devrine değin ulaşan, antik Helles’ta da benimsenen Agdistis öyküsü, Mezopotamia inançlarının "yaşam döngüsü"nü bir başka biçimde dile getirmektedir. Yaşam, su ya da suyun bir başka biçimi olan erkeklik suyunun toprağa dökülmesiyle oluşur. Doğumları ölümler izler, ama o ölümlerden yeni doğumlar meydana gelir. Bitkiler ve insanlar birbirlerine karışır ve birbirlerinden doğar. Yaşam, böylesine döngüsel bir bütündür. Bu bütünlüğü, dişi ilke "toprak"la erkek ilke "su" sağlar.
Bkz. Ağaç Tapımı, Nana, Sangarios, Attis, Agdos, Kybele.

Agdistis Söylencesi

Agdos

Agelaos (Yunan/İlyon) Troia kralı Priamos’un kölesi... Priamos’un karısı Hekabe, düşünde oğulları Paris’ten Troia’ya bir kötülük geleceğini görür. Bunun için Priamos, çocuğu kölesi Agelaos’la İda Dağı’na gönderir ve Agelaos’a, Paris’i dağda bırakmasını buyurur. Agelaos çocuğu yalnız bırakmaya kıyamaz ve onu, dağda bir çoban olarak büyütür.
Bkz. Paris, Hekabe, Priamos.

[Bunun dışında diğer Agelaoslar da şunlardır: İki Agelaos Heraklesoğullarından, dördüncü Arkadia kralı Stymphalos’un oğlu, Phalanthos’un babası, Arkadia kentine adını veren kişidir. Bir diğer Agelaos Penelope’nin talipleri arasındadır. Üçü Troia (Troia’yı savunmak için biri Miletos’tan gelmiş.), biri Akha safında savaşan dört savaşçı Agelaos ile biri Oeneus, diğeri Antheus ile ilişkili iki ayrı Agelaos daha vardır.]

Agenor (Fenike/Yunan) Fenikelilerin atası... Yunan Mitolojisi’nde Fenikelilerin atası sayılan Agenor, Poseidon’la Libya’nın oğludur. Zeus'un soyundandır. İo inek kılığında dünyayı dolaştıktan sonra Mısır'a gelir, orada Zeus'tan olan oğlu Epaphos'u doğurur. Epaphos da, Nil tanrısı Neilos'un kızı Memphis'le evlenir ve Libya adında bir kızları olur. Afrika'nın bir bölgesine adını veren Libya, tanrı Poseidon'la birleşerek ikiz doğurur: Agenor ile Bellos. Bellos Mısır'a, Agenor ise Fenike'ye yerleşir. Tyr ile Sidon kentlerinin kralı olur. Zeus, Agenor’un kızı Europa’yı (yani, torununun torununu) kaçırınca Agenor, oğulları Kadmos, Phoiniks ve Kiliks'i kız kardeşlerini kurtarmaya gönderir, bulup getirmedikçe dönmemelerini buyurur. Ama delikanlılar Akdeniz kıyılarında kentler kurup, krallıklarını ilan etmişler. Hiç biri geri dönmemiş. Argonautlar öyküsünde adı geçen Phineus da Agenor’un oğludur.
Bkz. İo, Epaphos, Bellos, Neilos, Memphis, Poseidon, Libya, Europa, Kadmos, Phoiniks, Kiliks, Phineus.
Soy Tabloları: 9 (İo ile Aeropa'nın Dölleri); 10 (Leda'nn Soyu); 11 (Danae'nin Dölleri); 12 (Tantalos-Pelops Soyu); 15 (Thebai-Kadmos Soyu)

[Başka kaynaklarda birçok Agenor adına daha rastlamaktayız: Bir Agenor Niobe’nin çocuklarından biridir. Bir diğer Agenor ırmak-tanrı Alpheios’un torunudur. Zeus-Niobe oğlu Argos’un torunu ile Penelope’nin talipleri arasında iki Agenor daha vardır. Bir başka Agenor Thestios‘un babasıdır. İki Agenor Danalılardan (Danaoi), bir Agenor Troialı savaşçı, bir diğeri ise Patreus’un atalarındandır. Bir Agenor Andromeda’nın nişanlısı, bir diğeri ise Yediler Seferi ile ilişkilidir.]

Agesandros

Agesilas 1 (Yunan/Sparta) Sparta kralı (M. Ö. X. yy.

Agesilas 2 (Yunan/Sparta) Eurypontidler ailesinden Sparta kralı (hükümdarlık dönemi M. Ö. 399–360)… Lysandros sayesinde ağabeyi Agis II’nin yerine geçer. Ufak tefek, çirkin ve topal olduğu için önceleri pek sayılmayan Agesilas, becerikliliğiyle herkesin saygınlığını kazanır. Asya'da, Perslere karşı bir sefer düzenler (396). Ama Sparta, Atina ile Thebai'den oluşan bir birliğin tehdidiyle karşı karşıya kalınca geri çağrılır. Birlik ordusunu Koroneia'da yenilgiye uğratır (394), daha sonra da Mantinea bozgununun (362) ardından zor duruma düşen Sparta'yı kurtarır. Ne var ki ülkesinin üstünlüğünü yeniden sağlayamaz. Bunun üzerine isyancı Mısırlıların kralı Takhor'un hizmetine girer, onu tahttan indirip yerine Nectanebo'yu geçirir Dönüş yolculuğunda fırtınaya yakalanarak ölür.

Agesilas 3 (Yunan) Themistokles'in kardeşi… Kserkses'in yeırine yanlışlıkla Mardonios'u öldürür. Ölüm cezasını büyük bir soğukkanlılıkla karşıladığını gören Kserkses, onu bağışlar.
Bkz. Themistokles.

Agetos (Yunan) Spartalı Alkeides’in oğlu... Sparta kralı Ariston, iki kadınla evlenir ve çocuğu olmaz. Daha sonra arkadaşı Agetos’un, güzelliği dillere destan karısına göz koyar. Onunla bir anlaşma yapar. Kendi hazinesi içinde neyi isterse alabileceğini söyler. Sırası gelince, o da, Agetos’un hazinesinden bir şey alacaktır. Agetos hiç işkillenmez. Agetos, Ariston’un hazinesinden istediğini aldıktan sonra, Ariston da, Agetos’tan karısını ister. Agetos bağırarak bunun pazarlığa dâhil olmadığını söylese de, aradaki ant yüzünden, kendine karşı oynanan bu becerikli oyun karşısında bir şey yapamaz, karısını bırakır.
Herodotos, Herodotos Tarihi, VI. Kitap / Bölüm 62.
Bkz. Alkeides, Ariston.

Agger

Aggites

Agis 1 (Yunan/Sparta) Sparta’nın söylencesel kralı Eurysthenes’in oğlu... Bu soya, Eurysthenes oğlu Agis’den dolayı Agidai adı verilmiş. Tarihten çok söylenceye mal olmuştur.
Bkz. Eurysthenidai, Eurysthenes.

Agis 2 (Yunan/Sparta) Sparta kralı (hükümdarlık dönemi M. Ö. 427–398)… Eurypontid ailesinden gelir. Nikias barışı'ndan (421) sonra Sparta birliklerinin başına geçmiş. Argoslular tarafından tehdit edilen Epidauros'u destekleyerek Argosluları yenilgiye uğratır. Sonra da hiç gereği yokken onlarla bir ateşkes imzalar. Ateşkes beklenmedik bir anda Argoslular tarafından bozulur. Buna kızan Spartalılar evini yerle bir eder ve ona para cezası verirler. Agis, Mantineia'da Argosluları yenerek (418) kendini toparlar ve daha sonra, Aigos-Potamos Savaşı'nın (405) ardından Atina kuşatmasına katılır.

Agis 3 (Yunan/Sparta) Sparta kralı (hükümdarlık dönemi M. Ö. 338–331)… Eurypontid ailesinden gelen Agis III, Arkhidamos IIl'ün oğludur. Perslerin yardımıyla Makedonia'ya karşı savaşır. Girit'in büyük bir bölümünü Persler adına fethetmek için onların parasını ve gemilerini kullanır. 332'de Makedonia'ya karşı bir ayaklanmanın başıına geçerek Peleponnesos'un büyük bir bölümünü peşinden sürükler. Megalopolis'te Antipatios tarafından yenilerek öldürülür.

Agis 4 (Yunan/Sparta) Sparta kralı (hükümdarlık dönemi M. Ö. 244–411)… Stoacı Sphairos'un etkisiyle reformlara girişir. Geleneksel yasaları ve eğitimi yeniden düzenlemek isterse de, ihtiyarlar meclisinin, zengin toprak sahiplerinin ve dostu Leonidas'ın sert direnişiyle karşılaşır. Radikal (borçları kaldırır) ve yasadışı (Leonidas'ı dışlar) önlemlere başvurur. Yokluğundan (Korinthos kıstağındaki askeri sefere katıldığında) yararlanan rakipleri siteyi ele geçirirler. Dönüşünde, baştan savma bir yargılamadan sonra hücresinde boğdurulur.

[İtalya’da Aineias’ın ordusunda savaşmış Lykialı Agis adında biri daha vardır.]

Agisler (Yunan/Sparta) Sparta'nın, kahraman Tlepolemos ile Herakles'in soyundan geldiğini öne süren kral ailesi… Agisler birinci Messinia Savaşı'nı yönettikten sonra Sparta'da M. Ö. III. yy.ın ikinci yarısına kadar Eurypontidler ile birlikte hüküm sürerler. En ünlüleri Kleomenes I ve III, Leonidas ve Pausanias'tır.
Bkz. Kleomenes, Leonidas, Pausanias.

Aglae (Yunan) Hephaistos’tan Ardolos’u doğuran kadın...
Bkz. Hephaistos.

[Bazı kaynaklar bu kadının Kharitlerden biri olan Aglaia olduğunu aktarır.]

[Aglaia/Aglaie 1
Bkz. Kharitler, Musalar, Hephaistos, Thalia, Euphrosyne.
Soy Tabloları: 2 (Titanlar ve Dölleri)]

Aglaia/Aglaie 2 (Yunan) Mantineus’un kızı… Abas’ın karısı, Akrisios ve Proitos adlı ikizlerin anasıdır. Bu ikizler daha ana karnındayken dövüşmeye başlamalarıyla ünlenmişler.
Bkz. Akrisios, Proitos, Danae.
Soy Tabloları: 11 (Danae'nin Dölleri);

Aglaia/Aglaie 3 (Yunan) Thespios ile Megamede’nin elli kızından biri... Bu elli kızdan her biri, babalarının konuğu olan Herakles’e birer oğul doğurmakla ünlenmişler. Aglaia’nın Herakles’ten Antiades adında bir oğlu olmuş.
Bkz. Herakles, Thespios, Thespios Kızları.

[Bunların dışında biri nymphalardan, bir diğeri Aiolos’la ilişkili olan iki Aglaia’ya daha rastlanmıştır.]

Aglauros 1 (Yunan) Çiy taneleri olan üç kız kardeşten biri... Yunan Mitolojisi’nde Aglauros ya da Agraulos adıyla anılan bu kız, kardeşleri Herse ve Pandrosos’la birlikte üç çiy tanesidirler. Atina kralı Kekrops'un kızlarıdır. Tanrıça Athena bunlara, kendi sakladığı bir kapalı kutuyu vererek açmamalarını söyler. Ama kardeşleri Herse ve Pandrosos'la birlikte Aglauros da merakını yenemez, dinlemez ve açarlar. Kutunun içinde toprağın yarattığı çocuk Erikhthonios (ya da Erektheus) vardır ve yılanlarla sarılıdır. Üç kız kardeş bunu görünce korkudan çıldırmışlar ya da tanrıça Athena’nın sözünü dinlemedikleri için çıldırma cezasına uğratılmışlar. Bu yüzden de kendilerini Atina Akropolü’nden aşağıya atarak ölmüşler. Bu söylencesel öykü daha çok Pandrosos’un adıyla ünlenmiştir.

Bir başka anlatıma göre, ateş ve demir tanrısı Hephaistos, Athena’ya gönül verenlerden biridir. Athena, zırh yaptırmak üzere bir gün Hephaistos’un atölyesine gider. Hephaistos zorla Athena’yı kucaklamak ister. Athena kaçar, o kovalar. Sonunda yakalar, ama aralarında da çetin bir mücadele geçer. Bu arada Hephaistos’un ersuyu yere dökülür. Yer ona Erikhthonios adında bir erkek çocuk verir. Athena bu çocuğu alır, gizlice büyütür, onu bir çekmecenin (sepet, kutu) içine kapatır. Kesinlikle açmamalarını sıkı sıkı tembihleyerek Kekrops’un kızlarına emanet eder. Herse ve Aglauros meraklarını yenemez. Pandrosos ise öğüdü tutmuştur. Çekmeceyi açarlar. Açar açmaz da çil yavrusu gibi kaçıştılar. Meğer çocuğun etrafında bir yılan kıvrılmış, yatıyormuş. Kızlar kendilerini Akropolis’ten atarlar. Çocuğa gelince, o büyür, Atina kentine kral olur.
Bkz. Kekrops, Herse, Pandrosos, Athena, Erikhthonios (Erekhteus).

Aglauros 2 (Yunan) Kekrops’un Aglauros’tan doğma kızı... Bu kızın da Ares’ten Alkippe ve Hermes’ten Keryks adlı çocukları olmuş. Athena’yı kızdıran Aglauros kendini denize atmış ya da Hermes tarafından bir kara taşa dönüştürülmüş. Bazı aktarımlarda da Athena tarafından Erykhonios’un beşiğini korumakla görevlendirildiği, ama bu görevi yapamadığı aktarılır.
Bkz. Ares, Hermes, Keryks.

Aglauros 3 (Yunan) Erektheus’un Prokris’ten doğma kızı... Erektheus Atina’nın ilk tanrılarındanmış.
Bkz. Erektheus, Kekrops, Athena, Erikhthonios.

Aglibol (Suriye) Ay tanrısı… Palmyra (Suriye’de antik kent)’da kutsanan ve ayırt edici özelliği, omuzları üzerine ayça konmuş olan ay tanrısıdır.
Bkz. Bel, Sami İnançları, Yarhibol.

Aglomakhos (Yunan/Mısır) Kyrene (Kuzey Afrika-Mısır)’de bulunan bir kule...
Herodotos, Herodotos Tarihi, IV. Kitap / Bölüm 164.
Bkz. Arkesilaos.

Agon (Yunan) Belirli zamanlarda yapılan dini törenlerle spor ve edebiyat yarışmalarına verilen ad, bu oyunları koruyan ruh... Bu oyunların en ünlüleri Olympia, Pythia, Nemeia Agonları olarak sayılabilir.
Bkz. Olympia, Agonistika.

Agonistika (Yunan) Dinsel yarışlar... Antikçağ Hellenleri birçok dinsel bayramları agonistika (beden ve düşünce yarışları) ve gymnastika (bedensel gösteri)’yla kutlarlarmış. Sporun kaynağı da, tıpkı tiyatro gibi dinseldir ve dine bağlı olarak gelişmiştir. Örneğin Argos’ta kutlanan Heraia Bayramı çeşitli agonlarla kutlanırmış. Bunların arasında gymnik agonlar (beden eğitimi yarışları), hippik agonlar (at ve araba yarışları), musik agonlar (şiir, dans, ses ve söylev yarışları) dramatik agonlar (teatral yarışlar) vardır.
Bkz. Agon, Olympia

Agora

Agora

Agoraios (Yunan) Pazaryeri tanrısı... Tanrılar tanrısı Zeus’un takma adlarından biridir. Antikçağ Hellenleri, tanrıların görevlerini gittikçe genişletmiş, onlara yeni görevler yüklemişler. En çok görev yüklenenlerden biri de Zeus’tur.
Bkz. Zeus.

Agriane

Agrianes

Agrianlar (Thrak/Makedon) Thrakia (Trakya)’da Agrianes Irmağı (bugün Ergene) kıyılarında yaşayan budun... Makedonia’da Pangaion Dağı dolaylarında yerleşmiş Paionialılardan oldukları aktarılır. Paionialılar’ın (Doberler, Agrianlar, Odomantlar), Herodotos Tarihi’nde adı geçmektedir.
Herodotos, Herodotos Tarihi, V. Kitap / Bölüm 16.
Bkz. Paionialılar.

Agrigente

Agrigentum

Agrillum

Agrionia (Yunan) Yabani anlamındaki "agrios"tan gelen Hellence sözcük. Dionysos onuruna düzenlenen şenliklere verilen addır. Boiotia'da başlatılan bu şenliklerde Dionysos'un arabası kaplanlarla çekilirmiş.
Bkz. Dionysos

Agrios (Yunan) Diomedes’in tahtından indirdiği Kalidon kralı... Diomedes tarafından öldürülmüş ya da Diomedes onu sürdüğünde kendini öldürmüş.
Bkz. Thersites, Selene, Endymon, Diomedes.

[Bunun dışında iki Agrios gigant, bir diğeri de kentaurdur. Bir diğer Agrios, avcı Aktaion’un köpeklerindendir, bir başkası da Penelope’nin talipleri arasındadır. Sonuncusu ise Odysseus ve Kirke ile ilişkilidir.]

Agrippa 1 (Roma) Agrippa Menenius M. Ö. 503'te Roma konsülü olur. Pleb'in "kutsal dağ"a çekilmesi (M. Ö.494) sırasında, Uzuvlar ve Mide adlı meseli anlatarak uzlaşma çağrısında bulunmuş.

Agrippa 2 (Roma) Agrippa Marcus Vipanius, Romalı general ve siyaset adamı (M. Ö. 63–12). Apollonia'dan sonra (M. Ö. 45–44) Octavianus'un yanından ayrılmaz ve onun adına Naulchus (M. Ö. 36) ve Actium (M. Ö. 31) deniz savaşlarını kazanır. Octavianus, Augustus olunca Agrippa'yı kızı Julia ile evlendirir (23) ve ona prokonsül imperium'u vererek kendine bağlar. Daha sonra, 18'de Roma egemenliğini beş yıllığına onunla bölüşerek bir çeşit gerçek ortak naiplik yaratır. 17 yılında kendine halef kılmak amacıyla, Agrippa'nın iki oğlu, Caius ve Lucius'u evlat edinir. 13'te, Agrippa'nın yetkileri beş yıllık bir süre için yenilenir. lmparatorun gözde danışmanı olarak Germenlerin tehdidi altındaki Galya, 20 yılından 19 yılına kadar Agrippa’ya emanet edilir. Bu ülkede Lyon üzerinden geçen ilk Roma yolları şebekesini yaptırır. Roma'ya, bir imparatorluk başkentine yakışan görkemli bir görünüm kazandırır. İki tiyatro, dört büyük revak, kendi adını taşıyan Roma'nın ilk büyük kaplıcaları ve başta Pantheon olmak üzere birçok tapınak onun eseridir. Augustus ona büyük bir dünya haritası hazırlama görevini de verir. Ancak, bunu bitiremeden ölür. Yine de Augustus, bu harita taslağını Roma'daki "Agrippa revakı"na astırarak halka sergiler.
Bkz. Octavianus.

Agrippa 3 (Yunan) Hellen kuşkucu filozof (M. S I. yy. sonu-III. yy. başı)… Ainesidemos, kuşkulanmamız için on neden bulunduğunu ileri sürmüş, Agrippa, bu sayıyı beşe indirmiş. Kendisinden öncekiler doğruyu bulamayacağımızı söylemişler, Agrippa da, bunun tersini kanıtlamaya çalışmış.

Agrippa 4 Bkz. Herodes.

Agrippa 5 (Roma) Agrippa Postumus, Agrippa ile Octavianus’un kızı Julıa'nın son oğlu… Babasının ölümünden sonra dünyaya geldiğinden "postumus" takma adıyla anılır. Dedesi Augustus Octavianus tarafından M. S. 4'te evlat edinilir. Akli dengesizliği yüzünden Augustus Octavianus tarafından bir adaya sürülür. Tiberius'un hükümdarIık döneminin başında onun emriyle öldürülür.
Bkz. Tiberius, Octavianus.

Agrippina 1 (Roma) Augustus’un torunu… Marcus Vipsanius Agrippa ile Julia'nın kızı (M. Ö. 14-M. S 33). Livia'nın torunu Germanicus ile evlenir, ondan dokuz çocuğu olur (Caligula ile genç Agrippina bunlar arasındadır.). Germanicus'ün küllerini Antiokheia'dan Roma'ya getirtir. Tiberius tarafından Pandateria Adası’na sürülür (29).
Bkz. Tiberius, Octavianus.

Agrippina 2 (Roma) Genç Agrippina… Germanicus ile yaşlı Agrippina'nın kızı (M. S 15–59). Önce, Domitius Ahenobarbus ile evlenir. Ondan Neron'u dünyaya getirir. Sonra amcası imparator Claudius ile üçüncü evliliğini yapar (49). Claudius’a oğlu Britannicus'un hakkını yedirterek kendi oğlu Neron’u evlat edindirir. Locusta'nın yardımıyla Claudius'u zehirler ve Neron'u tahta çıkartır (54). Neron, annesinin vasiliğine katlanamayarak onu öldürtür. Roma'da Capitolino Müzesi'nde "Oturan Agrippina" adlı güzel bir antik yontu bulunmaktadır.
Bkz. Claudius, Neron.

Agron 1 (Yunan) Kos (Istanköy) Adası’nda yaşayan bir delikanlı... Bu adada, Byssa ve Meropis adlı iki kız kardeşiyle birlikte yaşar ve yalnız toprak işleriyle uğraşırmış. Bu üç kardeş toprak tanrıçasından başka hiç bir tanrıya saygı göstermedikleri için ceza olarak kuş biçimine sokulmuşlar: Meropis baykuş, Byssa martı, Agron da yağmurkuşu haline dönüştürülmüş.
Bkz. Meropis, Byssa.

Agron 2 (Lydia) Heraklesoğullarından... Üçüncü ve en verimli kuşak Heraklesoğullarından (Heraklides) biri olduğu söylenen bir Argon’da, karşımıza Lydia kralı olarak çıkmaktadır:

"..........zira, Alkaios’un oğlu Belos, onun oğlu Ninos, onun oğlu Agron, Sardes’te hüküm süren Herakleslerin birincisiydi."
Herodotos, Herodotos Tarihi, I. Kitap / Bölüm 7.
Bkz. Herakles, Heraklesoğulları.

[Bazı Hellen hatta Makedon soyları, kendilerini Heraklesoğulları olarak saymaktadırlar. Bu saymacaya Roma imparatorları dahi eklenmiştir. Birçok kaynak Herakles soyunun, Daieneira’dan doğma oğlu Hyllos’tan türediğini yazmaktadır.]

Agron 3 (Yunan) M. Ö. III. yy.ın ortasında bir devlet kuran İllyrialı (kuzey-batı Hellas, Adriyatik kıyıları) yağmacılann önderi, daha sonra da kralı… Epeiros'un birçok kentini ele geçirir, 231'de Peloponnesos'u talan eder. Aitolialilara karşı Makedonialı Demetrios II'yi destekler ve Aitolialiları Akarnania'da, Median kentinin kuşatmasını kaldırmaya zorlar. Ama tam utkuya ulaştığında ölür (M. Ö. 230).

Agum (Mezopotamia) Üç Kasit kralının adı… Babil kralı Agum II, Marduk’u ve onun "paredros"unu Babil’e geri getirir (M. Ö. 1571).
Bkz. Marduk.

Agyieus (Yunan) Tanrı Apollon’un takma adlarından biri... Tanrı Apollon’a, yolların, sokakların, meydanların tanrısı olarak verilmiş bir ad. Antikçağ Hellenleri, evlerinin kapılarına direkler dikerler ve bunlarla Apollon’u, evlerinin bekçisi olarak temsil etmiş olurlarmış.
Bkz. Apollon.

Agylla

Agyrtes (Yunan) Kybele rahiplerinin Hellence’deki adı... Sözcük olarak Hellence dilenci demektir. Kybele rahipleri kapı kapı dolaşır, fal bakıp dilenirlermiş.
Bkz. Kybele.

Ağaç Baskı

Ağaç Tapımı (İlksel) Ağaçların bir ruhu olduğuna inanma ve onları kutsal sayma... Ağaçlar ilkellerin dinsel ve büyüsel yaşamlarında etken olmuştur. Ağaçların bir ruhu olduğu ve ruhların barınağı olduğu inancı çok eskidir. "Ağaç" da, "su" ve "toprak" gibi ilk insanlara "yaşam döngüsü" (ölüp-dirilme)’nün simgesi olarak görünmüştür. İlkbaharda yeşilleniyor, yazın meyve veriyor, sonbaharda soluyor ve kışın da ölüyor. Sonra, gene ilkbaharda yeşilleniyor, yani canlanıyor. Yahudiler de cennette bir "hayat ağacı" bulunduğuna inanırlar, Âdem ile Havva bu ağacın meyvelerini yedikleri için cennetten kovulmuşlardır. Müslümanlar da buna benzer bir inançla cennette "Tûbâ ağacı" bulunduğuna inanırlar ve "hurma ağacı"nı kutsal sayarlar. Eski Cermenlerin ilkel dinlerinde ağaç tapımı önemli bir rol oynamıştır. Upsala yakınındaki "Yggdrasill ağacı"nı dünyanın sütunu sayarlar. Saksonlardaki "İrminsul ağacı" da buna benzer bir inançla evrenin desteği sayılmaktadır. Yeni doğan çocuklar için dikilen ağaçlar, çocukla ağaç arasında, bir yazgı birliği kurmak içindir. Mezarlıklara ağaç dikme geleneği de ağaçların ruhların barınağı olması inancından doğmuştur. Hititler, kutsal saydıkları ağaç direklere tapmakta ve bunlara "istananas" demektedirler. Ağaçlar, Hellenlerle Romalılarda tanrıların barınakları sayılmaktadır. Roma inançlarına göre meşe ağacı Jüpiter’in, defne ağacı Apollon’un, zeytin ağacı Minerva’nın barınağıdır. Günümüzdeki ağaç bayramları da ilkellerin ağaç tapınımından sürüp gelen bir gelenektir. İnsanoğlu ağaca, sağlamlık ve uzun yaşamından ötürü, imren ve saygıyla bakmıştır. Ağaçta kendini ve kendi yaşamını ülküleştirmiştir. Kimi inançlarda ağaç kesmenin günah sayılması da, insan öldürmenin günah sayılmasıyla koşutludur.
Bkz. Taş Tapımı, Ab-zu, Agdistis, Yaratılış, Mersin Ağacı, Meşe Ağacı, Dryadlar.

Ağırlık Kulesi

Ağırşak

Ağrı

Ahemenes (Pers) Söylencesel kişi... Akhaimenidler hanedanlığından gelen Pers krallarının söylencesel atası.
Bkz. Akhaimenidler.

Ahemeniler

Ahhiyava (Anadolu/Rodos/Mykenai) Sınırları tartışmalı bir devlet... Hititlerin merkezi Hattuşaş (Boğazköy)’ta, devlet belgeliklerinde bulunan çivi yazılı tabletlerde adı geçen bağımlı devletlerden biridir. Hellen kaynaklarında Akha yurdu olarak bilinen bu devletin sınırları tartışmalı olsa da, Anadolu’nun güney-güneybatısıyla Rodos Adası’nı kapsadığı kabul edilmektedir. Kimi tarihçilere göreyse Mykenai budunlarından Akhalarla bağlantısı olan Ahhiyavalıların, Mısır belgelerinde Akaivaşa diye adları geçmektedir. Hitit kaynaklarında Ahhiyava soylularının, at bakımını ve araba kullanmayı öğrenmek için Hitit imparatorluk saraylarına geldikleri bildirilmektedir. Altın, gümüş ve bakırdan yaptıkları nesneler övülmektedir. Hitit kralı Muvattallis ile Ahhiyava kralının bağlaşıklık kurdukları, Muvattallis’in Mısır’a karşı girişeceği savaş için Ahhiyava kralından yardım ya da destek istediği bilinmektedir. Ancak daha sonra bu dostluk bozulur.

Ahhiyavalılar M. Ö. 1230’larda Mısır’a saldıran deniz ötesi budunlar arasındadır. Anadolu’da Hititleri yıkan göç dalgaları, Ahhiyava devletinin de sona ermesine neden olur (yaklaşık, M. Ö. 1200).

Ahhotep (Mısır) iki Mısır kraliçesinin adı... Ahhotep, "ay hoşnut olsun" anlamındadır. Kral Kames ve kral Ahmosis’in anası olan Ahhotep I, 1859’da mezarında bulunan mücevherlerinden tanınmış. Ahhotep II ise, Amenhotep I’in karısıdır.
Bkz. Amenofis.

Ahiram (Fenike) Byblos kralı... Tahtının üstünde önce M. Ö. VIII. sonra X. yüzyıla ait olduğu sanılan bir metin bulunmuş. Bu, Fenike abecesiyle yazılmış bilinen en eski metindir.

Ahlamu (Assur/Arami) Assur bölgelerindeki Aramilere verilen ad... Assur bölgelerinde, Sami soyunun kuzey-batı gurubunu oluşturanlara verilmiş addır. Adına tarihte ilk kez Tellel-Amerna tabletlerinde rastlanılan budun, kuzey Suriye’de yaşamakta ve Assur devleti için sürekli tehlike oluşturmaktaymış.
Bkz. Aramiler.

Ahlat

Ahlatlıbel

Ahmim (Mısır) Tanrı Mim’in tapınağı… Yukarı Mısır’da bu tapınakla ünlenmiş bir kentin adıdır. Ahmim’in eski Mısır dilinde adı Khemmim’dir.
Bkz. Mim.

Ahunbay, Zeynep

Ahura Mazda (İran) İranlıların büyük tanrısı... Sözcük anlamında bilgeliğin en yetkin-tanrısı demektir ("bilgelik tanrısı" ya da "bilge tanrı"). Kimi incelemeciler Ahura sözcüğünün Hintlilerin büyük tanrısı Varuna'dan, kimileri de Yunanca gök anlamındaki Uranus’tan geldiğini ileri sürerler. İranlıların büyük dini Mazdeizm (M. Ö. VII-V. yy.), adını Mazda'dan almıştır. Kimi incelemeciler de eski İran'da Zerdüşt’ten önce de bir Mazdeizm bulunduğunu, Zerdüşt'ün bu dinin reformcusu olduğunu, bu dinde Ahura Mazda ile birlikte Mithra ve Anahita adlı tanrıların bir tanrılar üçlüsü meydana getirdiklerini savunurlar. Ahura Mazda'ya Zerdüşt'ten önce de tapıldığı tanıtlanmıştır Zerdüşt'ün Mazdeizminde Ahura Mazda iyilik tanrısıdır ve gökyüzü ordusunun başıdır. Hürmüz (Batı dillerinde: Ormazd) adıyla de anılır. Kötülük tanrısı Ehrimen'in karşıtıdır ve onunla savaşmaktadır. İyilik, iyi insanların da yardımıyla, bu savaşın sonunda kötülüğü yenecektir. İyilik ve kötülükle simgelenen bu tanrı ikiciliği, toplumsal eşitsizliklerden doğmuş eski Mısır-Hint-İran karması bir düşüncedir.
Bkz. Mazdeizm, Hürmüz, Ehrimen, Zerdüşt.

 


 
Aia - Akypete
 
© Mitoloji Sözlüğü