Orta Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Çorum yöresine, M. Ö. 3. yy.da Anadolu'ya Avrupa'dan gelen Galat topluluklarından biri olan Trokmu boyu yerleşmiştir. Yörenin, bu boyun adıyla anıldığı ve bu adın zamanla "Toromku", daha sonra da "Çorumlu" biçimlerini aldığı ileri sürülmektedir. İlin adının kaynağına ilişkin başka bir varsayım da M. Ö. 1. yy.da Pontos Krallığı'na bağlı olarak bu yöreyi yöneten Vali Gordios'a dayandırılmaktadır. Valinin adından ötürü bölgeye önceleri "Gordiana" dendiği, bu sözcüğün de halk ağzında "Gondum"a, bir süre sonra da Çorum'a dönüştüğü söylenmektedir. Çorum kenti antik çağda "Nikonia", daha sonra Bizans Dönemi'nde de "Evkaita" adlarıyla anılmıştır.

Yöredeki ilk yerleşme izleri Alacahöyük. Pazarlı, Büyük Güllücek, Kuşsaray gibi yerlerde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış ve bunlar M. Ö. 4. binyıla yani kalkolitik çağın  sonlarına tarihlendirilmişlir. M. Ö. 3. binyıldaki ilk tunç çağına ait yerleşme izleri de Çorum'da pek çok yerde elde edilmiştir. M. Ö. 2. binyılın başlarında Anadolu'ya gelip yerleşen Hititler, Çorum yöresinde kendilerinden daha eski bir kent olan Hattuşa'yı (Boğazköy) kurdukları devletin başkenti yapmışlardır. Aşağı yukarı 800 yıl süren Hitit uygarlığının geride bıraktığı önemli izlerin çoğu, bu uygarlığın merkezi durumunda olan Çorum yöresindedir. Hitit İmparatorluğu'nun M. Ö. 13. yy.da Anadolu'ya yayılan yeni bir göç dalgasının önünde çökmesini izleyen yıllarda uygarlık alanında bir süre karanlık bir dönem yaşanmış, daha sonra Orta Anadolu sırasıyla Phryg, Kimmer ve Lydia güç alanı içinde kalmıştır. M. Ö. 6. yy.da Perslerin Lydialıları yenip Anadolu'da satraplıklarla yönetmeye başladıkları yerler arasında Kappadokia'nın bir kesimi olan Çorum da yer almıştır. Makedonya kralı Büyük İskender'in (hükümdarlık dönemi M. Ö. 336-323) Persleri Anadolu'dan çıkarmasından sonra Kappadokia yöresinde yerel bir devlet olan Kappadokia Krallığı kurulmuş ve bütün Helenistik Dönem boyunca varlığını sürdürmüştür. Daha sonra Anadolu'ya yayılan Romalıların atadıkları valilerle Pontos Krallığı'nın arasında sürekli el değiştiren Kappadokia bölgesi, sonunda Roma'nın ikiye bölünmesi üzerine Doğu Roma (Bizans) toprakları içinde kalmıştır. Bizans yönetimi sırasında Emevi ve Abbasi akınları Kappadokia'yı da etkilemişse de Çorum Bizanslıların elinden çıkmamıştır. 11. yy.ın sonlarında Türklerin Anadolu'ya girmelerini izleyen yıllarda Danişmendoğlu'nun eline geçen Çorum yöresini 100 yıl kadar sonra Anadolu Selçuklu Devleti kendi egemenlik alanına katmıştır. Selçukluların 13. yy.da Moğollara (İlhanlı) yenilip 14. yy.da ortadan kalkmasıyla ortaya çıkan yerel beyliklerden biri de Çorum yöresindeki Eretna Beyliği olmuştur. Aynı yüzyılın sonlarında Eretna Beyliği'ne son veren Kadı Burhaneddin, Çorum'u kısa bir süre yönetmişse de, kent sonunda Yıldırım Bayezid zamanında (1389-1402) Osmanlı egemenliğine girmiştir, Osmanlı Dönemi süresince Çorum önce Sıvas, daha sonra Ankara eyaletlerinin sancağı olarak yönetilmiştir.

 

 

 

Tarihsel Yapılar:
Merkez İlçe:
Çorum Kalesi Bizanslılardan kalmadır; bugün içinde bir mescitle ahşap evler bulunmaktadır. Ulucami 13. yy.da, Güpür ve Paşa Hamamları 15. yy.da, Hamid ve Han Camileri'yle Ali Paşa Hamamı 6. yy.da yapılmıştır. Ayrıca yine kent içindeki Hıdırlık, Kubbeli ve Kulaksız Camileri'nin yapım tarihleri bilinmemektedir. Merkez İlçe sınırları içinde, tarihi kalkolitik çağa değin inen Büyük Güllücek Höyüğü, Alacahöyük yakınındaki Kaletepe köyü dolaylarında bulunmaktadır. Samsun yolu üzerindeki Kuşsaray Höyüğü'nün kalkolilik çağdan Roma Dönemi'ne değin kullanılmış bir yerleşme merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Kuşsaray'ın yakınlarındaki Kaletepe, antik çağdan kalma bir kaledir. Yine Kuşsaray vöresinde bulunan Çormabaş köyü yakınındaki Güzelcedere Hövüğü'nde Phryg buluntuları ele geçmiştir. Çorum'un kuzeyine düşen ve bir antik çağ yerleşmesi olduğu bilinen Eğercidağ'da oval planlı bir kale ve yapı kalıntıları vardır. Kentin güneyinde kalan Melikgazi bir Hitit ve Phryg yerleşmesidir. Çorum Müzesi 1968'de açılmıştır. Burada kalkolitik çağdan Selçuklu Dönemi'ne değin çevrede ele geçen yapıtlar, ayrıca yöresel el sanatı örnekleri sergilenmektedir.

Alaca ilçesi içindeki 13. yy.dan kalma Selçuklu yapısı Hüseyin Gazi Medresesi yıkık durumdadır. Medresenin hemen yanında aynı adı taşıyan bir de türbe vardır. İlçenin kuzeybatısında, Hamamözü köyündeki Alacahöyük, eski çağlarda Arinna adıyla anılan bir yerleşmedir. M. Ö. 4.binyılın sonlarından Bizans Dönemi'ne değin uzanan geniş bir zaman dilimine ait buluntuları içermektedir. Bunların en önemlileri 1935'ten beri Türk Tarih Kurumu'nca sürdürülen kazılarda ele geçen Hatti ve Hitit Dönemi yapıtlarıdır. Kazı yeri yakınında kurulan Alacahöyük Müzesi'nde kazıdan çıkmış özgün yapıtlar, bunların bazısının röprodüksiyonları, ayrıca çeşitli belgeler aracılığıyla kazının geçirdiği aşamalar sergilenrnektedir. Alaca'ya bağlı Çikhasan köyü yöresindeki Pazarlı, kalkolitik çağdan Phryg Dönemi'ne değin kullanılmış bir yerleşmedir. Yine Alaca yakınındaki Eskiyapar'daysa en önemli katı Hitit Dönemi'ne ait bir yerleşme ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Gerdekkaya'da kaya mezarlarıyla M. S. 2.yy.a tarihlenen yapı kalıntıları bulunmuştur. Mahmudiye köyündeki Kalehisar Tepesi'nde Phryg, Bizans ve Selçuklu dönemlerinden buluntular ele geçmiştir. Kalenin hemen eteğindeki bir cami, bir medrese ve bir handan oluşan Behram Şah Külliyesi'nin yapıları yıkık durumdadır.

Boğazkale ilçesi yakınındaki Boğazköy, M. Ö. 2. binyıl boyunca Hitit Devleti'nin merkezi olan Hattuşa kentinin kalıntılarının bulunduğu yerdir. 1906'da başlanarak günümüzde hala sürdürülen kazılarda ele geçen ve 30 bin kadar çiviyazılı tabletten oluşan Hitit devlet arşivi, bu uygarlık üstüne bilgi veren en büyük kaynak olmuştur. Boğazköy'de açılan küçük bir müzede, kazılardan çıkan yapıtların bazıları sergilenmektedir. Hattuşa'nın hemen yakınındaki Yazılıkaya da bir açık hava tapınağıdır. Kaya yüzeylerine yapılmış tanrı ve kral kabartmaları Hitit sanatının bu alandaki en güzel ve önemli örneklerinden sayılmaktadır.

İskilip ilçesinin antik çağdaki adı Eskulepe'dir. İlçedeki kale Hitit Dönemi'nde yapılmıştır. İçinde bugün bir mescit ve evler vardır. Kalenin yamaçlarında, bazısının alınlıkları kabartmalarla süslü kaya mezarlar bulunmaktadır. İlçe içindeki Türk Dönemi yapılarından Şeyh Muhiddin-i Yavsi Camisi'yle yanındaki iki küçük türbe ve Tabakhane Camisi 15. yy.dan, Yeni Cami 18. yy.dan, Ulucami de denen Büyük Canıi 19. yy.dan kalmıştır. İlçedeki bir başka tarihsel yapı da Hanönü Camisi'dir. Evlik köyündeki cami ve türbe 15. yy.da yapılmıştır.

Kargı ilçesindeki Mihri Hatun Camisi'nin yalnız minare kürsüsü özgündür; aynı addaki hamamın da bir bölümü yıkık durumdadır. Her iki yapı da 17. yy.dan kalmadır. Hacıhamza bucağındaki Osmanlı Dönemi surları yer yer yıkılmıştır. Bucaktaki, dört yarım kubbeli cami şemasının ilk örneklerinden olan bir cami, bir sıbyan mektebi, bir han ve hamamdan oluşan Sinan Paşa Külliyesi 16. yy.dan kalmıştır. Külliyenin medresesi günümüze ulaşmamıştır. Oğuz köyünün 16. yy. yapısı camisi de merkezi planlı camilerin erken örneklerinden biri olması nedeniyle önem taşımaktadır. Kargı ilçesi sınırları içinde çeşitli yerlerde Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kaya mezarlar bulunmaktadır.

Mecitözü ilçesinin Elvançelebi köyü, Bizans Dönemi'nde Eukhaita adıyla önemli bir merkez olmuşsa da, bugün köyde hiçbir Bizans kalıntısı yoktur. 14. yy.da yapılmış olan bir cami, bir zaviye ve türbeden oluşan Elvançelebi Külliyesi'nin zaviyesi bu yapı türünün en eski örnekleri arasındadır.

Oğuzlar ilçesinin Kızılcapelit köyünde, ayrıca Kızılırmak kıyılarında M. Ö. 7. yy.dan kaldıkları varsayılan kaya mezarlar bulunmaktadır.

Osmancık ilçesindeki Osmancık ya da Kandıber Kalesi diye anılan kale bir Roma yapısıdır. İçinde bir hamamın kalıntıları bulunmakta, ayrıca kale, yeraltı geçitieriyle Kızılırmak'a bağlanmaktadır. İlçenin içindeki Büyük Cami 13. yy.da; İmaret Camisi adıyla da anılan ve bir imaret, bir kütüphane ve günümüze ulaşmamış bir medreseden oluşan bir külliyenin parçası olduğu sanılan Koca Mehmed Paşa Camisi, bugün ayakta kalan bölümü mescid olarak kullanılan Akşemseddin Medresesi, Koyun Baba Köprüsü ve Koca Mehmed Paşa Hamamı 15. yy.da; ilçenin dışındaki bir tepede yer alan ve bir tekke, bir imaret, bir kervansarayın oluşturduğu bır külliyeden günümüze ulaşmış tek yapı olan Koyun Baba Türbesi 16. yy.da yapılmışlardır.

Sungurlu ilçesinin içindeki Yusuf Hocu Cami (ve Sunguroğıu Hamam) 18. yy. yapılandır.

Sivil Mimarlık:
Çorum kenti, 1950'lerde Çorum-Ankara Karayolu'nun yapılmasına değin 19. yy.daki görüntüsünü büyük ölçüde korumuştur. Genelde geleneksel Türk konutunun niteliklerini taşıyan Çorum Evlerinde ahşapla birlikte kerpiç de en çok kulllanılan malzemeyi oluşturmakta, aynca bu konutların hem iç hem de dışlarında alçı bezemeler önemli bir yer tutmaktadır.

El Sanatları:
Çorum yöresinin geleneksel küçük el sanatlan arasında en önde kilim, heybe, yastık ve çuval gibı dokuma işleri gelir. Çok çeşitli örgelerle bezenerek örülen yün çoraplar da ilginçtir. Çorum'un eski bir el sanatı olan bakırcılık yörede bugün de yaygın olarak yapılmaktadır.
H. Kuruyazıcı, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi


 
 
Bkz. Çorum
Bkz. Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri TAY Projesi Veri Tabanları - Çorum Yerleşmeleri
Bkz. Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri TAY Projesi Veri Tabanları - Çorum Doğal İnleri
 
 
Kazı
Yıl
Hafir (ler)
Final Yayını
Alacahöyük
1907, 1935-60, 1960-83, 1994-
Th. Makridi Bey, H. Z. Koşay - R. O. Arık, H. Z. Koşay, A. Çınaroğlu
1935, 1948, 1973
Araçlar / Resuloğlu
2003-06, 2008-
T. Yıldırım, T. Yıldırım - Çorum Müz.
Arafat Tepesi
2007
Çorum Müz.
Boğazköy / Hattuşa
1907, 1911-12, 1931-63, 1964-93, 1994-06, 2007-
O. Puchstein, H. Winckler - Th. Makridi Bey, K. Bittel, P. Neve, J. Seeher, A. Schachner
1940...
Boyalı Höyük
2004-
T. Sipahi - T. Yıldırım
Büyük Güllücek
1947, 1949
H. Z. Koşay, M. Akok
1957
Büyükkaya
1952, 1954, 1995-
R. Hachmann, J. Seeher
Eskiyapar
1968-83, 1992
R. Temizer, Çorum Müz.
Fatmaören
2000-04
T. Sipahi
Kalınkaya
1971-74
R. Temizer - M. Akok
Kuşsaray
1966
H. Z. Koşay
Ortaköy / Şapinuwa
1990-
A. Süel
Pazarlı
1936-39
H. Z. Koşay - R. O. Arık
 1941
Teberikler Mevkii Roma Mezarı
2007
Çorum Müz.
Yarıkkaya
1966-67
H. Hauptmann
Yörüklü / Hüseyindede
1997-98,1999-02
Çorum Müz. - T. Sipahi - T. Yıldırım, T. Sipahi -
T. Yıldırım
 
Tüm Türkiye İçin (Kazılar ve Yayınlar-TAY)

Çankırı
Denizli
 
© Mitoloji Sözlüğü